8’de 8 | Galatasaray 4-0 Hatayspor

Süper ligde 19. haftada rüzgarı arkasına alan lider evinde zor günler geçiren Hatayspor’u ağırladı. Rahat ve net bir galibiyet alan Okan Buruk’un öğrencileri galibiyet serisini 8 maça çıkardı. Okan Buruk bu seri ile Fatih Terim, Hollmann ve Mustafa Denizli’nin rekoruna ortak oldu. Maçı  global iş ortağımız Metrica Sports’un geliştirmiş olduğu Play yazılım ile birlikte analiz edeceğiz.

Kadro

Volkan Demirel’in kötü form durumunda olan Hatayspor’una karşı Galatasaray Mertens dışında ideal 11’ine yakın bir kadro ile sahaya çıktı. Tandem Bardakçı ve Nelsson ile oluşurken beklerde Dbouis ve Boey şans buldu. Derbide ilk 11’de olmayan Torreira yeniden merkezde görev alırken partneri Oliviera oldu. Mertens’in yokluğunda Mata on numara pozisyonunu doldururken Kanatlarda Barış ve Kerem oynadı. En uçta ise Derbiye damga vuran Icardi sarı-kırmızılıların en önemli gol silahı oldu.

Set oyunu ve geriden oyun kurma

Galatasaray geriden oyun kurarken çok zorluk yaşamadı. Demirel’in bu tercihinin nedeni belki de derbide Galatasaray’ın ön alan baskısı yapmaya çalışan Fenerbahçe karşısında presi silah gibi kullanıp maçı domine etmesi olabilir. Galatasaray’ın önemli maçlarda özellikle geniş alan bulduğu zaman daha kolay üretken olabildiğini gördük. Ancak bu karşılaşmada orta ve hatta derin blokta savunan rakibe karşı da yeteri kadar üretkenlik ortaya koyabildi. Yukarıda görüldüğü gibi Rakip çoğunlukla 4-5-1 şeklinde kendi yarı alanında rakibini karşıladı. Buna karşı ev sahibi beklerle çizgiyi genişleyip geri hatta sadece Torreira’yı yaklaştırdı. bu şekilde 3-2-5 bazen de 3-1-6 şeklinde oyun kurdu. Önde kalan tek oyuncu ya karşı gerideki üçlü hat çok rahat üstünlük sağladı ve stoper ikilisi zaman zaman rakip yarı sahanın ortasına kadar gelme şansı buldu.

Yukarıda bahsettiğimiz gibi Hatayspor’un geri hattı rahatsız etmemesi sürekli topla stoperlerin ileri çıkmasına neden oldu. Durum böyle olunca orta bloktan Hataysporlu oyuncular rakibi karşılamak için kendi pozisyonlarını terk etmek zorunda kaldılar. Bu sayede ev sahibi sürekli rakibin savunma organizasyonunu ve dengesini bozdu. Abdulkerim’in topla çıkışlarını maç boyunca çok kullandılar ve ekstra bir oyuncu olarak öne alana gidince bu alanda sayısal üstünlük sağlandı. Yukarıda görülen pozisyonlarda olduğu İcardi merkezde iki stoper arasında kalıp onları birbirine yakın tutarken içte konumlanan Kerem ve Barış rakip beklerle eşleşti. Bu anlarda çizgide kalan Dubois ve Boey demarke kalarak rahat pas aldılar.

Yukarıda bahsettiğimiz bu yapı maçın kilidini açan Kerem’in golünde de hazırlayıcı unsur oldu. Icardi merkezde iki stoperle eşleşirken Oliviera ön hatta gelip sol stoperle eşleşince Hem Dubois hem kerem önlerinde boş bir koridor buldu. Abdulkerim’e yeterli baskı da olmayınca rahat attığı orta mesafeli yüksek top sonrası Icardi’den seken topu iç koridora koşu yapan Kerem aldı ve skoru 9. dakikada yaptı.

Geriden kısa pasla oyun kurma tartışması

 

Hafta başından beri oyunculara burada geriden oyun kurmaya gerek olmadığını, topu ileri gönderdikten sonra ikinci topları toplayabilirsek pozisyona girebileceğimizi anlattım. Hafta başından beri çalıştık, anlattık ama ne yazık ki bir alışkanlığı ve düzeni bir türlü kıramıyoruz. Anlattıklarımızla sahada olanlar birbirini tutmuyor. İlk yediğimiz golü Ruben Ribeiro ayakkabı değiştirirken 10 kişiyken yedik. İlk yarının uzatma dakikalarında geriden oyun kurarken kaptırdığımız toptan 2 gol yedik. Geriden oyun kurma sevdası bizim takımımızda var, bu sevdaya nereden düştüler onu da araştırıyoruz. İnsanları alışkanlıklarından vazgeçirmek zor.

Volkan Demirel

Geriden kısa pasla oyun kurma konusu sadece ligimizde değil dünya genelinde de futbol kamuoyu tarafından tartışılan bir konu. Bu konuya karşı gelişen ön alan baskı oyunlarına karşı kimi teknik adamlar obsesif şekilde kısa pas yapma tercihini devam ettirirken kimi teknik adamlar ise uzun top kullanmanın hala geçer akçe çözümlerden biri olduğunu savunuyor. Bu konuda iki akımın da önemli temsilcileri ligimizde var. Yukarıdaki açıklamaları yapan Volkan Demirel’in Farioli, Çağdaş Atan yada Serkan Özbalta gibi topa sahip olma oyunu tutkunu olmadığı bir gerçek. Bu konuda ligimizde eleştirilecek bir konuda takımların teknik adam seçiminin uzman isimler tarafından yapılmaması. Brighton Graham Potter’ın gidişinin ardından farklı olarak görsem de yine oyun yapısı benzer De Zerbi tercihini örnek gösterebiliriz. Yada Hellas Verona’nın baskı oyununa yatkın bir kadro ile Ivan Juric, Eusebio Di Francesco ve Igor Tudor gibi bu oyunun temsilcisi teknik adamlara gitmesi ligimiz içinde örnek alınması gereken bir durum. Hatayspor’un son üç teknik direktörü tamamen birbirinden zıt oyun anlayışına sahip isimler. Ömer Erdoğan ile dinamik bir takım olarak lige damga vuran Hatayspor başarılı ancak takıma uygun olmayan Serkan Özbalta ile bu seneye başladı. Kendi oyununu takıma empoze etmeye çalışan ve sürekli geriden kısa pas yapmayı takımından talep eden genç çalıştırıcı başarılı olamayıp ayrılmak zorunda kalırken yerine bambaşka bir profil olarak Volkan Demirel geldi. Bu açıklama tamamen oyuncuların her teknik adamda başka bir anlayışa zorlanmasının sonucu olarak karşımıza çıkıyor. Ancak Volkan Demirel’in bu konuda takımıyla konuşmaktan çok antrenman ve sürekli tekrar ile kendi anlayışını oturtması gerekecek gibi görünüyor.

Görselde ise Volkan hocanın yaptığı açıklamanı sahada şekil bulmuş halini görüyoruz. Serkan Özbalta zamanı geriden oyun kurarken görüntüdeki gibi konumlanan takıma Volkan Demirel tarafından saha kenarından tepki geliyor. Ağız okumasını yanlış yapmıyorsam kenarda “Ne yapıyorsunuz ya!..” şeklinde takımına sitem eden teknik adam kale vuruşunu kısa değil uzun pas kullanılmasını sağlıyor.

Ön alan baskısı

Ön alanda rakip kısa pas yaparken adam adama bire bir eşleşme yapan sarı kırmızılılar yüksek yoğunluktaki baskı gücünü rakibinin iliklerine kadar hissettirdi. Örnek olarak seçtiğim aşağıdaki iki pozisyonun ilkinde gerideki üçlü oyun kurulumuna karşı merkezde üç oyuncu ile karşılık geldi. Kaleciyi oyuna katarak sayısal avantaj sağlamaya çalışan konuk ekibe agresif şiddetli bir baskı gelince kısa pas yapmaya çalışan Erce pas hatası yapıyor. Diğer pozisyonda ise gerideki dörtlü yapıya merkezde üç ve gerilerinde bir oyuncu ile karşılayan Galatasaray kenardaki stoperleri boş bırakarak rakibi bir kenara oynamaya mecbur bırakıyor. Sonrasında ise kör noktadaki stoperi bırakıp kalan kesimde yine yoğun bir baskı oluşturuluyor. Ne var ki Volkan Demirel’in açıklamalarında olduğu gibi yenen goller bu şekilde gerçekleşti.

Geçiş oyunu problemi

Galatasaray bu karşılaşmanın başından sonuna kadar rakibine çok üstün geldi. Ancak bu karşılaşmada yaşadığı geçiş savunması problemleri başka maçlarda daha büyük problemler yaşatabilir. Önde zaman zaman 7 kişiyle tek hatta kalan sarı-kırmızılılar bazı anlarda geride eksik yakalandı. Yukarıda görülen pozisyonların birinde 4v4 birinde ise 2v2 hatta devamında 3v4 sayısal dezavantajda geniş alanda yakalanıldı. Bu tarz pozisyonların fazla oluşmamasının ise ana nedeni bireysel bir başkaldırı performansıydı.

Lucas Torreira

Deneyimli orta saha 9 top Kazanımı, 6 araya girme, 4 rakip ceza sahasında topla buluşma, 2 kilit pas, 2 isabetli uzun pas (%100), 16 üçüncü bölgeye isabetli pas (%89), 18 başarılı defansif aksiyon (%69), 13 kazanılan toplam ikili mücadele (%62) ve kazanılan 13 sahipsiz top ile orta sahaya deyim yerindeyse hükmetti. Uzun süredir bu denli bir dominasyon performans futbol severlerin izlemediğini söyleyebiliriz. Görselde de görülen pozisyonlarda olduğu gibi Torreira ikili mücadelelerde çabukluğuyla ve zamanlamasıyla rakibin geçiş hücumu yapmasına izin vermedi. Bu şekilde kontra preslerde de üstün gelmelerinde ve atak devamlılığının sağlanmasına katkı verdi. 

İkinci devre skor rahatlığıyla gelen 4-4-2 denemesi

İlk devre 3-0 ile bitti ve ikinci yarı başında da oyun kontrolünün ev sahibinde olmasından dolayı Okan hoca farklı bir formasyon deneme şansı buldu. Başakşehir FK döneminde de bu dizilişi çok kullanan genç çalıştırıcı Gomis ve İcardi ile ileriyi ikilerken merkezde Torreira ve Berkan gibi iki dinamik isimle orta saha üstünlüğünden de taviz vermemeyi tercih etti. Bu şekilde ise set hücumunda 3-1-6 yada 2-2-6 şeklinde rakip yarı sahaya yerleştiler. İyice kendi alanına sinen rakibine karşı iyi bir prova şansı bulan Cimbom çift stoper ile forvetlerini eşleştirirken orta saha kanatlarını da merkeze kaydırarak kenarlarda boşluklar yakalamaya çalıştı. 2-2-6 şeklindeki geriden oyun kurulumunu 5-4-1 derin blok savunmalarına karşı Pep’inde kullandığını biliyoruz. Aşağıdaki gibi konumlanan İngiliz ekip rakibin kalabalık savunmasına karşı ekstra oyuncu ile sayısal avantaj sağlıyor.

Bu çift santraforlu yapıda ev sahibi ekip rakip savunma dörtlüsünü başarılı şekilde manipüle etmeyi başardı. İlk pozisyonda Yunus genişten merkeze doğru topla giderken Icardi’nin arka direk koşusu sol stoper ve beki bu alana yönlendirdi. Bunu fark eden Rashica çapraz koşu yaparak sağ iç koridora geçti. Yunus’un pası biraz daha ölçülü olmuş olsa  çok net bir pozisyon oluşacaktı. Diğer pozisyonda ise yine merkeze gelen Yunus topla buluşunca Rakip sağ bek onu karşılamak için öne çıkıyor ve Tecrübeli golcü Gomis bu alana koşu yapıyor. İlkine göre pas şiddetini daha iyi ayarlayan Yunus maçın son golünü getiriyor. Son pozisyonda ise yine merkezde Yunusun alan bulup kaleye yaklaştıkdan sonra etkili bir şut çıkardığını görüyoruz. Ancak pas vermeyi tercih etse Bu kez Icardi’nin bek arkasına sarktığını görüyoruz. Aynı şekilde Boey’in de kenarda boş şekilde pas opsiyonu olduğunu görüyoruz.

Değerlendirme

Galatasaray bu karşılaşmada 50 rakip ceza sahasında topla buluşma ile çok üst seviye bir performans gösterdi. 3,7 gol beklentisi üreten Okan Buruk’un öğrencileri sezon toplamında 34,9xG ile ve toplamda 568 RCS topla buluşmada ligde rakiplerinden açık ara önde. Bu takımın üretkenlik konusunda gelişim kat ettiğini gösteriyor. Bu karşılaşma bir yandan da farklı oyunlarında oynanabileceğini bize göstermiş oldu. Kadro kalitesi ve çeşitliliğinin sayesinde topa az sahip olduğu maçlarda fark yaratıp ve geniş alan yakaladığında rakibine problem çıkarırken bunun yanında topa sahip olmak istemeyen ve derinde savunan takımlara karşıda problem çözebildiklerini yavaş yavaş göstermeye başladılar. Artan bireysel performanslar ile artık oturmuş oyun yapısı şampiyonluk yolunda Galatasaray’ı rakiplerinin bir adım önünde kılıyor.

Sizler de dilerseniz Play analiz programını ücretsiz olarak aşağıdaki görsele tıklayarak indirebilirsiniz.

adet yorum. Siz de yorumunuzu aşağı yazabilirsiniz.

akin2509@gmail.com'

Yazar: Akin Karadeniz

Paylaş