Avrupa Futbolunda Irkçılık ve Cezalar (2)

Malumunuz geçen hafta ülkemizi yasa boğan üzücü Soma Kazası nedeniyle hepimiz hayattan zevk almamaya başladık.  Bu nedenle geçen hafta yayımlanması beklenen Avrupa Futbolunda Irkçılık konusunun devamını bu hafta kaleme almaya çalışıyorum. Tekrardan Ülkemizin başı sağ olsun.
 

Avrupa Futbolu’nda Irkçılık konusunda oluşturduğumuz yazı dizisi kapsamında ilk yazıda daha çok çeşitli ülkelerde ki en bariz olaylara ve cezalara değinmiştik. Şimdi ise acaba Türkiye’de Irkçılık olayları yaşanmış mıdır ? Yaşanmışsa bunlar nelerdir buna bakacağız.

Türkiye ‘de Teknik Direktörlük yapan Samet Aybaba Gençlerbirliği’ni çalıştırırken yayıncı kuruluşa verdiği röportajda takımda bulunan Mısır’lı El Saka’yla ilgili problemini dile getirirken “Beni bir Arap’a tercih ettiler!” diyerek istemeyerek de olsa ırkçı bir yaklaşımda bulunmuştur.

Yine başka bir dönemde Trabzonspor başkanı Mehmet Ali Yılmaz takımın oyuncusu Campell için “Yamyam” ifadesini kullanmış daha sonraki açıklamasında “espri yapmak istediğini ırkçı bir ifade olmadığını savunmuştur.

Dönemin Diyarbakırspor başkanının bir televizyon programında söylediği şu sözlerde ırkçılık olarak nitelendirilebilir; “Biz ne Uganda takımıyız ne de Ermeni bize neden böyle davranılıyor“

Bu iki ülkenin takımına ülkede farklı davranabilinirmiş gibi bir ifade ortaya çıkıyor.
Yine son yıllarda oldukça tartışmalı olan ama kesin bir sonuca varılamayan Emre Belözoğlu-Zokora arasında geçen bir ifade de ırkçılık girişimi olarak Türk spor tarihine düşmüştür.

Tüm bu olaylar incelendiğinde Türkiye’de ırkçılık yoktur veya olmaz demek pek de doğru bir yaklaşım değil. Bu yaklaşım Avrupa’da bir türlü önüne geçilemeyen ve devam eden bu saldırıların nispeten daha iyi durumda olan Türkiye’ye sıçramasını önleyemeyebilir. Bu nedenle gerekli tedbirler şimdiden alınmalı.

Son olarak Irkçılıkla ilgili mücadele de geçtiğimiz ay NBA ‘de yaşanan olay ve verilen ceza da Dünya spor tarihine geçecek türden olduğu gibi Uefa ve Fifa’ya da ders niteliğinde;

NBA takımlarından Los Angeles Clippers  takımının sahibi Donald Sterling’e ait bir ses kaydı ortaya çıktı. Yayınlanan ses kasetinde, Sterling ile Meksika kökenli bir siyahi olan kız arkadaşı arasında geçtiği savunulan görüşmede, Sterling’in sosyal paylaşım sitesi Instagram’a Magic Johnson ile çekilmiş fotoğrafını koyan kız arkadaşına kızdığı, ısrarla kız arkadaşından siyahilerle olan ilişkilerini ortaya dökmemesini ve gizli tutmasını istediği iddia edildi. Tansiyonu giderek yükselen konuşmada kız arkadaşının siyahilerle birlikte görünmesinden fazlasıyla rahatsız olduğu kaydedilen Sterling’in, “Bir daha kendi takımımın maçında Magic Johnson’ı görmek istemiyorum” ifadelerini kullandığı öne sürüldü.

Bu gelişmelerin ardından NBA Komisyoneri Adam Silver, New York’ta düzenlediği basın toplantısında, soruşturma sonucunda kasetteki sesin ve ırkçı yorumların Donald Sterling’e ait olduğunun kesinleştiğini söyledi. Bunun ardından verilen cezayı açıklayan Nba Komiseri; 
“Kasetlerdeki nefret dolu söylemlerin sahibi Sterling’dir. Sterling’in bakış açısı fazlasıyla saldırgan ve zararlıdır. NBA‘de takımı olan birinden bu sözlerin gelmesi olayı daha vahim hale getirmektedir. Irk ayrımı gözetmeden herkesi kucaklamada lider bir role sahip NBA‘de, içimizden biri tarafından yapılmış bu yorumdan şahsım adına büyük üzüntü duyduğumu vurgulamak isterim. Alınan karar gereği, Donald SterlingNBA’den ömür boyu men edilmiştir. Buna ek olarak kendisine 2,5 milyon dolar ceza verilmesi uygun görülmüştür”  diyerek Dünya Spor Tarihinde verilmiş en büyük cezalardan birine imaza atarak NBA ‘nin bu konuda asla taviz vermediğini önce tüm dünyaya sonra da özellikle Uefa ve Fifa’ya göstermiştir.

adet yorum. Siz de yorumunuzu aşağı yazabilirsiniz.

Yazar: Çağrı Sefa Şen

Yazar | cagrisen@futbolakademi.net

Paylaş