Beşiktaş 3-0 Galatasaray | Maç Analizi

Süper Lig’in 14. haftasında Beşiktaş evinde lider Galatasaray’ı ağırladı. Ev sahibi ekip, kendisi için ”Erken Final” niteliği taşıyan maçı 3-0’la kazandı ve zirveyle arasındaki farkı 3 puana indirdi. Galatasaray cephesinde ise her büyük maç sonrası olduğu gibi tartışmaların odak noktasında yine Igor Tudor vardı.

Maçı iş ortağımız InStat’ın verileri ışığında inceleyeceğiz.

Ortalama Pozisyonlar

Beşiktaş her ne kadar 4-2-3-1 dizilişinde sahaya çıkmış gibi gözükse de özellikle ilk yarıda 4-3-3 oynadıklarını söyleyebiliriz. İkinci yarıda ise özellikle 60. dakikadan sonra oyunu tamamen domine eden Beşiktaş, rakibini savunmaya hapsetti ve bu sezonun en güçlü lig performanslarından birini ortaya koyarak net bir galibiyet aldı.

Galatasaray’sa 4-2-3-1 dizilişiyle ve öncelikle savunma güvenliğini düşünerek sahaya çıktı. İlk yarıda da fena bir iş çıkarmadıklarını söyleyebiliriz. Derbi deplasmanına gelen her takım kadar pozisyon verdi ve zaman zaman etkili kontra atağa da çıktı ancak fırsatları değerlendiremedi. 55-60. dakikalardan sonra ise Beşiktaş’ın güçlü oyununa karşılık veremediler. Bunda Sarı Kırmızılıların sadece 11 iyi oyuncusunun olması ve Tudor’un da doğal olarak bu 11’i sahaya sürmesinin etkisi büyüktü.

Topla Oynama

Topla oynama grafiği de bize Galatasaray’ın oyun planı hakkında ipuçları veriyor. Beşiktaş’ın puan kaybettiği maçların analizini iyi yapan Sarı Kırmızılılar, ilk yarıda topu rakibinin ayağına bıraktı, Beşiktaş’ı orta yapmaya yönlendirdi ve kontralarla gol aradı. Bunu da başaran Galatasaray, rakibine bir derbi deplasmanında verilebilecek kadar pozisyon verdi ve zaman zaman kontraya da iyi çıktı. İlk yarı boyunca 16 orta yapan Beşiktaş, bu ortaların sadece 2’sinde başarılı oldu.

İkinci yarı ise sahaya çıkar çıkmaz yediği golün ardından oyundan kopan bir Galatasaray ve oyun planını değiştirip adeta şov yapan bir Beşiktaş vardı. İlk yarıda 16 orta yapan Beşiktaş, ikinci yarıda yalnızca 6 orta açtı ve rakip ceza sahasına pasla girmeyi denedi, bunda da başarılı olduklarını hepimiz gördük.

Bu değişimde ise başrol şüphesiz Şenol Güneş’e ait. Kanat ortalarının işlemediğini gören Güneş, ikinci yarıda Beşiktaş’ı genlerine döndürdü, takım ortalarla değil, basit ve bilinçli paslarla pozisyona girmeyi denedi. Ayrıca Mariano’nun Beşiktaş hücumlarında ileride kalması ve takımına yaşattığı savunma sıkıntılarını gören Güneş, ikinci yarıda Galatasaray’ın sağ kanadını maden gibi işledi.

Galatasaray’ın savunma 4’lüsünün ortalama pozisyonlarından da nereden hücum edilmesi gerektiğini görebiliyoruz. Savunma güvenliğini 1. plana koyarak maça başlayan Galatasaray’da Denayer, Serdar ve Maicon birbirine yakın bir görüntü sergiledi ancak savunma farkındalığı oldukça düşük olan Mariano’nun bu 3’lüyü bozduğunu gördük.

Bu görüntü de Başakşehir maçından. Galatasaray Belhanda’yla çıkarken top kaptırıyor. Mariano ise görüldüğü gibi sağ çizgide.

Kaptırılan topun ardından hızlı gelişen Başakşehir atağına rağmen Mariano ağır tempoyla geri dönüyor. Topu kaptıran Belhanda, Maicon’la birlikte Elia’yı savunuyor ancak top kaptırıldığında Belhanda’yla hemen hemen aynı enlemde olan Mariano, aradan geçen 8 saniyeye rağmen sadece 15 metre geriye koşmuş ve savunmayla alakası yok.

Pozisyonun devamında ise Maicon, Elia’ya penaltı yapıyor. Sadece Başakşehir maçında bile buna benzer bir çok pozisyonda Maicon, Başakşehir’in sol kanat oyuncusu Elia’yla uğraşmak zorunda kalmıştı.

Ortayla Değil Pasla

Bu da özüne dönerek pasla pozisyon arayan Beşiktaş’a bir örnek. Top ayağında olan Oğuzhan, pozisyonu zorlayıp içe kat eden Tosic’e orta açmak yerine doğru olanı yapıp Cenk’i topla buluşturacak.

Bu arada burada da Başakşehir maçında Elia’yı karşıladığı gibi sağ kanatta topla buluşan Oğuzhan’ı karşılayan isim Maicon, Mariano ise Oğuzhan’ın gerisinde yalandan bir koşu yaparak ağır ağır görev bölgesine dönüyor.

Topla buluşan Cenk, sağ kanattan bindiren Gökhan Gönül’ün önüne topu bırakıyor. Bu pas Cenk’in komple bir forvete dönüştüğünü görmek açısından da önemli zira Cenk geçtiğimiz sezonlarda bu tip pozisyonlarda pas yerine şut tercihi yapıyordu.

Gökhan Gönül topla buluştu ve çaprazda olmasına rağmen kaleyi oldukça net görüyor. Gökhan’ın bu vuruşunda top uzak direği sıyırıp auta gitmişti.

Şenol Hoca’ya açacağım bir diğer parantez de Quaresma’yla ilgili. İlk yarıda Quaresma yine kendini sağ çizgiye hapsetti ve statik oyunu sebebiyle Denayer karşısında kötü bir sınav verdi. Bunu gören Şenol Güneş, Portekizliye gerekli talimatları vermiş olacak ki Quaresma ikinci yarıda modern bir kanat oyuncusu(Bkz; Ryan Babel) gibi oynadı ve merkeze daha yakın oynadı, ceza sahası içine de hiç girmediği kadar girdi.

Yanlış Kanat Hücumları

İlk yarıda gördüğümüz birbirine çok benzer 3 kare. Adeta bir robot gibi topla sağ kanatta buluşup sadece orta açmayı düşünen Quaresma ve Portekizlinin statik ve sürprize açık olmayan oyunun da etkisiyle ona yakın oynayıp rahat orta açma fırsatı vermeyen Denayer.

Doğru Kanat Hücumu

Her ne kadar bu pozisyon ilk yarıdan da olsa Quaresma’nın yapması gerekeni anladığını gösteren bir görüntü. Top ayağında olan Gökhan Gönül, Serdar Aziz’e yakın oynayarak arkasındaki alanı boşaltan Oğuzhan’a pas atıyor, Quaresma ise yapması gereken koşuyu yapıyor.

Oğuzhan tek pas oynayarak topu Quaresma’ya aktarıyor, Quaresma ise orta yapması için müsait bir alan olmasına rağmen doğru olanı yapıp topla içe kat edecek.

Yaptığı doğru işlerin ardından Quaresma final tercihinde hata yapıyor ve Cenk Tosun’a pas atmak yerine kalecinin kapattığı yakın direğe şut çekiyor. Ancak bu pozisyonu hem Quaresma’nın hem de Beşiktaş’ın özümsemesi lazım. Quaresma modern bir kanat oyuncusu olmak için, Beşiktaş’ın ise kanat organizasyonlarının rastgele ortalarla değil böyle yapıldığını görmesi için.

Bu grafik de yukarıdaki argümanı destekleyici nitelikte. Beşiktaş’ın 16’sı ilk yarıda olmak üzere yaptığı 22 ortada sadece 3 isabet bulduğundan zaten bahsettik. Bu grafikteki asıl vurgulanılması gereken noktalar ise ceza sahasına pasla giriş ve kilit pas sayısı. Beşiktaş, pasla ceza sahasına girmeyi denediğinde 18/43’le %42’lik bir başarı oranı sağlamış. Siyah Beyazlıların kanat ortalarından çok bu yolu kullanması gerektiğini daha önceki yazılarımda da belirtmiştim. Ayrıca Beşiktaş’ın attığı 28 kilit pas bu sezonki en yüksek rakamı olabilir. Bu kilit pasların 17’sinin başarılı olması ise Siyah Beyazlıların doğru ve planlı hücum ettiğini bize gösteriyor. Bu arada atılan 28 kilit pastan 7’sinin Beşiktaş’ın oyunu tamamen domine ettiği 60-70 arasındaki 10 dakikada yapıldığını belirtmekte fayda var. Beşiktaş bu 10 dakikalık periyotta 7 de şut çekti.

Son olarak bir kaç bireysel performansa değinerek bitireceğim.

Dusko Tosic

Sırp stoper, hücum oyuncularının üst üste kaçırdığı pozisyonların ardından attığı şık golle yaptığı hataların üstünü örtse de, hemen hemen her maçta olduğu gibi bu maçta da yaptığı pozisyon hataları nedeniyle Beşiktaş savunmasını zor durumda bıraktı.

Tosic’in pozisyon hatası yaptığı ilk hücumun başlangıcı. Top ayağında olan Feghouli, attığı uzun topla Gary’i savunma arkasına kaçırıyor.

Gary topla birlikte çizgiye doğru iniyor. Tosic şu anda savunması gereken bölgede.

Ancak pozisyonun devamında anlamsız bir şekilde altı pasın içine giren Tosic, Gary’nin işini de oldukça rahatlatıyor ve Gary, koşu yapan Gomis’e pasını çıkartıyor. Bu pozisyonun devamında kademeye girip Gomis’ten önce topa müdahele eden Pepe, %100’lük bir golü önledi.

Tosic’in pozisyon hatası yaptığı bir diğer atağın başlangıcı. Top sağ kanatta Gary Rodrigues’te, Adriano ise onu 1’e 1’de karşılamış.

Adriano’dan sıyrılan Gary topla birlikte içeri kat ediyor. Tosic ise pozisyonunu korumak yerine Gary’ye baskıya gidiyor ve kendi bölgesini boş bırakıyor.

Tosic’in pozisyon hatası nedeniyle Pepe onun bölgesine kayıyor ve Feghouli’yle verkaça giren Rodrigues, müsait bir pozisyon yakalıyor. Bu pozisyonun devamında Gary’nin şutu uzak direğin yanından auta gitti. Tosic ise kırmızıyla işaretli oyuncu.

Gökhan Gönül

Takım olarak iyi bir performans gösteren ev sahibi ekipte en çok ön plana çıkan oyunculardan biri Gökhan’dı. Maç boyunca rakipten 3 top çaldı, 8 pas arası yaptı ve 6 sahipsiz top kazandı Gökhan. Ayrıca yaptığı bindirmelerle de Beşiktaş hücumlarında rol oynadı.

Maçın genelinde iyi bir performans gösteren Gökhan’ın en çok ön plana çıktığı pozisyonlardan biri buydu. Hava topuna yükselen Gomis, Feghouli’nin koşu yoluna pas atıyor. Ancak aynı anda Gökhan Gönül de koşusuna başladı.

Yaptığı koşuyla merkezi kapatan Gökhan, Feghouli’yi çapraza gitmeye zorlayarak şut açısını kapatıyor.

Feghouli’yi çapraza gitmeye zorlayan Gökhan, müdahelesiyle topun kaleye gitmesini de engelliyor.

Cenk Tosun

Cenk Tosun’un komple bir forvete dönüştüğünü gösteren bir maç daha izledik. Bu sezona kadar sadece bir ceza sahası içi golcüsü olmakla eleştirilen Cenk, bu maçta yaptıklarıyla geldiği noktayı bize bir kez daha gösterdi. Derbide tamamı isabetli 8 kilit pas atan ve takım arkadaşlarını gol pozisyonlarına sokan Cenk, şansının yardımıyla bir de gol attı.

Cenk’in yaptığı önemli servislerden biri. Oğuzhan’ın koşu yoluna topu bırakan Cenk, takım arkadaşını gol pozisyonuna sokuyor.

Pozisyonun devamında Muslera’yla karşı karşıya kalan Oğuzhan, topu kaleciye nişanlamıştı.

Cenk’in yaptığı bir diğer servis. Babel’in koşusunu çok iyi gören Cenk, takım arkadaşına değme 10 numaralara taş çıkartacak bir pas atıyor.

Aynı pozisyonun devamında bu kez solda topla buluşan Cenk, bir enfes pas da Oğuzhan’a attı ancak Siyah Beyazlılar bu gol fırsatını da önce Oğuzhan, ardından Quaresma’yla tepti.

Son Söz

Son olarak Beşiktaşa’ın iyi oyununa rağmen hala kafalarda soru işareti bıraktığını söylemekte fayda var. Takımın ikinci yarıdaki oyunu tabiki de takdire şayan ve bundan bahsettik ancak oyunu 1-0’a bir şans golüyle getirdi Siyah Beyazlılar. Bu ligde öne geçtiği maçları en iyi oynayabilecek takım olan Beşiktaş 1-0’dan sonra zaten kopardı maçı. Ancak Beşiktaş’ın asıl sıkıntısı 0-0’ı açmak ve bu maçta da 0-0’ı bir şans golüyle çözdü.

İkinci yarıdaki iyi oyun, Beşiktaş’ın ilk golü atmaya yönelik sıkıntısının devam ettiüi gerçeğinin önüne geçmemeli.

adet yorum. Siz de yorumunuzu aşağı yazabilirsiniz.

Yazar: Hasan Kürşat Taşkıran

Yazar | hasantaskiran@futbolakademi.net

Paylaş