Bulgar futbolunun kutsal hançeri: Hristo Stoichkov

MEXICO V BULGARIA

Bir Yıldız Doğuyor

Bulgaristan’ın Plovdiv kentine yakın bir kasaba olan Yasno Pole’da dünyaya gelen Hristo Stoichkov, futbol kariyerine 16 yaşında Hebros takımında başladı. Burada 2 maçta 1 gol ortalamasını yakalayan oyuncu, Bulgar futbol devi CSKA Sofya’nın dikkatini çekti ve 2 sene sonra bu kulübe transfer oldu. Sofya ekibinde ilk iki sezonu pek parlak geçmeyen genç oyuncu, çıktığı 30 maçta yalnızca 2 gol atabildi ve takımıyla Bulgar Kupası’nı kazandı. 1986-1987 sezonuna iyi başlayan oyuncu, gollerini sıralarken milli takımın da dikkatini çekti ve milli formayı ilk kez 1986 yılında giydi, ilk maçında gol attı.  Sezonu 34 maçta 17 gol ile tamamlayan 20 yaşındaki genç oyuncu, ülke futbolunun yükselen yıldızı olarak anılmaya başladı. CSKA Sofya, sezonu lig ve kupa zaferiyle tamamladı.

CSKA’da geçirdiği ilk 3 yılda takımdaki yerini sağlamlaştıran oyuncu, 1988-1990 arasında geçen 3 sezonda takımın vazgeçilmezi oldu ve Sofya ekibini sırtladı. Bu dönemde CSKA Sofya, 117 maçta 115 gol atan Stoichkov önderliğinde ikişer kez lig ve kupayı kazandı. Stoichkov ise 2 kez Bulgar ligi gol kralı oldu. 1990 yılının Altın Ayakkabı ödülü de Stoichkov’un oldu. Ülkesinde gösterdiği bu başarı 24 yaşındaki oyuncuya dönemin Rüya Takımı olarak adlandırılan Barcelona’nın kapılarını açtı. Antrenör Johan Cruyff’un total futbol anlayışında kendisine yer bulan Stoichkov, ilk sezonunda toplam 38 maça çıkarak 21 gol attı ve takımının La Liga zaferinde önemli rol oynadı. Bir maçta hakemin ayağını ezdiği için ceza alan oyuncu, 2 ay boyunca sahalardan uzak kaldı.

2Bu forma ile unutulmazlar arasına adını yazdırdı

Cruyff’un Vazgeçilmezi

Barcelona formasıyla ikinci sezonuna da iyi başlayan Stoichkov, Cruyff’un sisteminin önemli bir parçası haline geldi ve sezonu tüm müsabakalarda 43 maça çıkıp 22 gol atarak tamamladı. Barcelona ise sezonu La Liga, İspanya Süper Kupası, Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Süper Kupası zaferleriyle harika bir şekilde tamamladı. 1992-1993 sezonu da Bulgar oyuncunun başarılı sezonlarından biri oldu ve bu sezonda Romario ile birlikte yakaladığı uyum, Barcelona’ya La Liga şampiyonluğunu getirdi. Bu sezonun ardından 2 sezon daha Barcelona’da oynayan Stoichkov, geride müthiş bir Barcelona kariyeri bıraktı. Takımıyla kazandığı kupaların yanı sıra Bulgaristan milli takımı ile 1994 Dünya Kupası yarı finali oynayan oyuncu, Dünya Kupası Altın Ayakkabı ödülünü aldı. 1994 Avrupa Yılın Oyuncusu ödülü de Bulgar yıldızın oldu.

Barcelona ile 5 başarılı sezon geçiren Stoichkov, antrenör Cruyff ile problemler yaşadı ve kulüpten ayrılmak zorunda kaldı. Dönemin güçlü takımlarından Parma ile anlaşan oyuncu, bir sezon kaldığı takımda 30 maçta 7 gol attı. Barcelona’nın Cruyff ile yollarını ayırmasının ardından Bobby Robson kendisi ile çalışmak istediğini açıkladı ve Stoichkov, gözyaşları içinde Camp Nou’da imzayı attı. İlk sezonunda 34 maçta 8 gol atan oyuncu, Robson’ın ardından göreve gelen Van Gaal tarafından kadroda düşünülmedi ve yalnızca 8 maça çıktı. Van Gaal’in kararı doğrultusunda Bulgar yıldızın Barcelona kariyeri son buldu.

3Cruyff, Laudrup ve Stoichkov

Farklı Arayışlar

Artık 30’lu yaşlarda olan oyuncu, önce kendisini parlatan CSKA Sofya’ya döndü. Burada çok kısa süre kalan oyuncu, Suudi Arabistan ekibi Al-Nassr ile anlaştı. Bu takımda da çok kısa süre oynayan Stoichkov, bu kez uzak diyarlara, Japonya’ya doğru yol aldı. Kashiwa Reysol takımıyla 2 sezonda 39 maça çıkan oyuncu, 13 gol attı. 34 yaşında milli formaya veda eden oyuncu, Amerika Birleşik Devletleri ekibi Chicago Fire ile anlaştı. 3 sezon bu ekipta oynayan Bulgar oyuncu, son olarak bir diğer MLS takımı D.C United’a transfer oldu. Profesyonel futbolculuk kariyerinin son durağı olan D.C’de 24 maça çıkan Stoichkov, 6 gol attı ve kariyerine noktayı koydu.

Stoichkov’dan geriye 4 farklı kıtada, 6 farklı ülkede ve 8 farklı takımda toplam 613 maça çıkıp 314 gol atan bir futbol efsanesi kaldı. Bulgaristan milli takımı ile 84 maça çıkan oyuncu, 38 gol attı. Futbolculuk kariyerinin son bulmasının hemen ardından Bulgaristan Milli Takımı Menajerliğine getirilen Stoichkov, bu görevde 4 yıl kaldı. Ardından sırasıyla Celta Vigo, Sundowns ve Litex’in başında yer alan teknik adam, son olarak CSKA Sofya ile anlaştı ancak çok geçmeden kulübe olan inancını yitirdiği gerekçesiyle Sofya ekibinden ayrıldı.

4Bulgaristan Milli Takımını Sırtlayan İsim Oldu

Oyun Tarzı ve Son Söz

Genellikle forvet bölgesinde rol alan Stoichkov, ofansif orta saha ve kanatlarda da yüksek verimle oynadı. Top kontrolü, bitiriciliği, oyun görüşü, sol ayağını çok iyi kullanması, top sürme yeteneği ve duran toplardaki başarısı ile takımına hep katkı sağladı. Barcelona’da Romario ile yakaladığı uyum, futbol yorumcuları tarafından örnek olarak gösterildi. Süratli ve bir o kadar da kuvvetli olan oyuncu, bileklerine olan hakimiyeti sayesinde dünya futbolunun unutulmazları arasında yerini aldı.

Bununla birlikte Stoichkov’un saha içinde sinirine hakim olamaması en çok eleştirildiği konu oldu. Barcelona’daki ilk sezonunda hakemin ayağını ezip 2 ay ceza alan oyuncu, Amerika’da da genç bir oyuncunun bacağını kırdı. Üstelik bu olaydan dolayı hakkında dava açılan oyuncu, 2 maç ve $2000 dolar ile cezalandırıldı. Son olarak belirtmek gerekir ki, Stoichkov’un dünyaya geldiği Yasno Pole kasabası sakinleri, yaptıkları oylama ile aldıkları kararla kasabanın adını Stoichkov olarak değiştirdi. Bulgar futbol efsanesi, hançer ve pit-bull lakapları ile anıldı ve ülkesinde kimilerince kutsal olarak görüldü.

5El Pistolero – Tetikçi

 

adet yorum. Siz de yorumunuzu aşağı yazabilirsiniz.

Yazar: Futbol Akademi

info@futbolakademi.net

Paylaş