Jurgen Klopp | Anfield’a uzanan başarı öyküsü

Jans Haas, Klopp’un ilkokul arkadaşı, onun okulun ilk günlerinden beri teknik direktörlük hayalinin olduğunu hatırlıyor. 11 yaşındaydılar. SV Glatten’in genç takımında oynarken bir yolculuk sırasında sevdikleri takım olan Stuttgart’ın son Bundesliga maçını dinliyorlardı. Genç Jurgen, Stuttgart’ın taktik analizini yapıyor, olası değişikliklerin ne olması gerektiğinden bahsediyordu. Birkaç dakika sonra, spiker Jurgen’in söylediği değişiklikleri anons ediyordu. “Onun bilgisine ve oyun anlayışına her zaman hayran oldum.” diyor Haas. “Bazen o çoktan teknik direktör olmuş diye düşünüyordum.”

Futbolculuk ve teknik direktörlük yaptığı Mainz’da çok saygın bir yere sahip. Mainz’ı çalıştırırken kulüp tarihinde ilk kez Bundesliga’ya yükseldiler. Dortmund’un başındayken Bayern Munich’i devirdiler. Son olarak Liverpool’da kulüp tarihinin 6. Avrupa kupasını kazandı. Ayrıca corona sebebiyle lige ara verilmese 19. lig şampiyonluğunu Liverpool müzesine koyacaktı. Oyuncular, taraftarlar, yöneticiler ve gazetecilerle aynı duyguları paylaşan bu gülümseyen adam, duygusal bir yapıya sahip olan bu kulübün hayallerini gerçekleştirmesini sağlıyor.

Klopp’un, Anfield’a uzanan yolculuğunda çok fazla anahtar figür ve kişilik var. Hikaye; gelişimini sürdürdüğü, spa masajı ile ünlü olan Black Forest köyünde, Glatten, başlıyor.

Köyün adını aldığı Glatt nehrine akan bir çeşmenin yanında, köy fırınının karşısında Haas ile buluşuyoruz. Burası Jurgen ve Jens’in, SV Glatten ile deplasman maçına gitmeden önce toplandıkları yer. Nehrin kenarındaki çimenlerin arasındaki banklardan geçerek çocukların bisiklet sürdüğü yolu izlerseniz Jurgen’in annesinin hala yaşadığı, ön tarafı beyaza boyanmış, Klopp’un çocukluğunun geçtiği evi görebilirsiniz. Kısa bir yürüyüşle Klopp ve Jens’in ilkokulunu da bulabilirsiniz.

 

Ayakta en solda kaptan kolluğu takan: Jurgen Klopp

Burada, Swabia tepeleri arasında, geleneksel kostümler ve doyurucu yiyeceklerle edindiği özgürlük anlayışını; Liverpool, Dortmund veya Mainz gibi futbolun yoğun olduğu yerlere taşıdı.

“Buradaki insanlar çok katı ve sessiz.” diyor Haas. Onlar tedbirli insanlardır. Çalışmayı da çok severler fakat insanların yaptıklarını yargılama gibi kusurları da vardır buradakilerin. Swabyalı insanlar ilk tanışmalarda soğuk olsalar da eğer bir kez arkadaş olmuşsanız hayat boyu bu arkadaşlık sürecektir. Burası büyüme ve gelişme için harika bir yer. Kendinize zaman ayırabilir ve ne yapmak istiyorsanız ona odaklanabilirsiniz.”

Klopp’un 2 tane annesi gibi gördüğü ablası var. Ancak onu spor yapmaya cesaretlendiren eski bir amatör kaleci ve emekli turizmci olan babası Norbert’tir. Glatten 11 yaş altı takımı kurucusu ve Klopp’un ilk hocası olan Ulrich Rath “Norbert’in onun üzerinde çok büyük etkisi oldu, adeta futbol için şekillendirdi.” ifadelerini kullanıyor. “Norbert Klopp’un Glatten’de doğmadığını bilmek önemli. O Mainz’a yakın bir yer olan Rhineland-Palatinate’te doğdu. O bölgenin insanı, festivallerde kutlama yapmayı sever. Glatten’de, Black Forest’ta biz sevmeyiz.” diye ekliyor. “Norbert burada kulüp içinde çok etkindi, ilk başta futbolda sonraları teniste. Ve Jurgen babasının hitabet, coşku ve enerji gibi özelliklerini burada aldı.”

 

Genç Jurgen babasıyla poz veriyor.

“Annesi aslen Glatten kentinden. Köklü bir aileye sahip. Black Forest köyündeki insanlar genellikle sessiz ve sakinlerdir. Genellikle sıkı çalışırlar. Güçlü iradeye sahiptirler. “Jurgen’i zıplayıp oynadığını gördüğümde genellikle yanında babası da olurdu. Evine yaklaştığı zaman ise daha sessiz ve sakin davranırdı. İşte annesinin etkisi.”

Klopp, 15 mil uzaktaki daha büyük takım olan TuS Ergenzingen’e gidene kadar SV Glatten’de orta sahada oynadı ve takımın kaptanlığını yaptı. Rath onu “kötü kaybeden” fakat “doğal lider” olarak tanımlıyor.”O, her zaman doğrunun yanında oldu. Yanlış gördüğü konularda sözünü esirgemezdi.” diyor 79 yaşındaki Rath. “Çok iyi bir ilişkimiz vardı. Hırslıydı. Her zaman takım arkadaşlarına “hadi,onları zorlayalım” derdi.”

Klopp’un eskiden top oynadığı alanda artık bir çizgi boyunca uzun çam ağaçları var. Diğer tarafında ise Haas’ın hatırladığına göre bir ırmak bulunmakta.

1981’de köyün dört bir tarafındaki kulüpler birbirine bağlandı ve ilginç bir şekilde Borussia Dortmund’un renkleri olan sarı-siyahı benimsediler. Dortmund’daki prime dönemindeki başarılarını, kupasını anılarındaki eski sarı-siyah formaya adadı.

Aşağıdaki fotoğraf da köyün en ünlü kişisi Klopp tarafından kazanılan, 2011 yılındaki Bundesliga şampiyonluğunun köydeki bir kutlaması sırasında çekilmiş.

 

Klopp’un ilk büyük başarısı köyde kendisine özel kutlanıyor.

Çocukluğunun geçtiği yere Bundesliga şampiyonu olarak gelmiş ve kendisine yapılan tezahüratların arasında bir konuşma gerçekleştirmişti. “Harikaydı. Bir barda, onu televizyon ekranlarında gördüm. Tüm Almanya köyümüzü konuşuyordu. Bir dakika durdum ve dedim ki o benim sınıf arkadaşım ama şu an Borussia Dortmund’un profesyonel teknik direktörü. Ancak bardan ayrıldığımda köydekilerle yerel ağızla konuşarak samimi bir sarılma gerçekleştirdiğini gördüm.” anlatıyor Haas.

Rath, Klopp’u bugünlerde nadiren görse de 75. yaş gününde sürpriz bir telefon aldığında çok duygulanmış. “Beni tebrik etti ve mutlu yıllar diledi.” ifadeleri göz yaşları içinde Rath’ın ağzından dökülüyor. Burası onun evi ve burada hiçbir zaman unutulmayacak.”

Glatten’den ayrıldıktan sonra birçok amatör kulüpte futbol oynadı. İçlerinde Rot-Weiss Frankfurt da bulunuyor. Burasının özelliği; futbol oynarken, şehrin üniversitesinde aynı zamanda spor bilimleri üzerine lisans eğitimini tamamlamış olmasıdır.

1990 yılında 30 kilometre batıda yer alan ikinci lig takımı Mainz 05 ile ilk yarı profesyonel sözleşmesini imzaladı. Kulüp kaptanı Michael Schumacher’in dikkatleri üzerindedir.

“Her zaman kot pantolon t-shirt giyerdi. Stresle kolayca başa çıkabilecek bir yapıya sahipti. Sahadaki Klopp, biraz kafa karışıklığı yaşıyordu. Ayakları ikinci lig seviyesinde olsa da beyni her zaman birinci lig seviyesindeydi. Bize forvet olarak gelmişti. Hızlıydı, kafa toplarında iyiydi ancak işin teknik boyutunda bocalıyordu.” diyor Michael.

“Onun için çok zordu. İsmi anons edildiğinde taraftarlar onu ıslıklıyor, yuhalıyordu. Bir maç sonrası masaj havuzunda konuştuğumuzu hatırlıyorum. Bana dedi ki “Ne yapabilirim? Hoca ne diyorsa onu yapıyorum.” En iyi oyuncu olmadığını biliyordu fakat ona ne anlatıldıysa onu yapıyordu.”

Klopp’un üzerindeki büyük etkiye sahip Wolfgang Frank’ın onu defansa çekmesi dönüm noktası oldu. Böylece 325 maç gibi 10 yıl sürecek uzun bir dönemde boy gösterdi. Bu kararı alabilmek için oyuncularınızın yetenekli yönlerini bilip oyunculara fikrinizi uygulatabilecek güçte olmalısınız.

 

Klopp 1999 yılında St.Pauli’ye karşı top kapma mücadelesi verirken

Başkan Harald Strutz 2001 yılı Şubat ayında cesur bir karar almadan önce Mainz 3.lige düşme tehlikesiyle karşı karşıyaydı. “Durum kısa dönemde 3 antrenör değiştirecek kadar kötüydü” diyor o dönem antrenman ve karşılaşma sahası olarak kullanılan Bruchweg Stadyumu’nun kenarından gözlem yapan Strutz. Çok önemli bir karşılaşmaya çıkacaktık ve dedik ki “Kimse bize yardım etmeyeceğine göre biz kendimize yardım edeceğiz. Jurgen Klopp özel kişilikli normal bir adam olarak tutkuyla doluydu. Bütün maçlarda onu lider olarak görebilirdiniz. Taraftarlar onun kişiliğine hayrandı. Onun menajer olarak atanmasına karar verdik. Bu şehirde yaşayan ve haberi alan herkes duygu patlaması yaşamıştı. Sonuç olarak kulübün en iyi zamanlarını yaşadık.”

Etkisi inanılmazdı. Mainz, Duisburg’u Klopp’un ilk maçında 1-0 yendi. İlk 7 karşılaşmada 6 galibiyet alarak düşme potasından uzaklaştılar. Takip eden süreç daha iyiydi. Başarılı geçen 2 sezonda, kulüp ciddi bir ilerleme gösterdi. Kulüp, zorlu geçen dönemlerde dahi son ana kadar mücadele eden bir kimliğe büründü. Şehir, Klopp etrafında bir bütün oldu ve bu durum başkan Strutz’u etkilemişti. Mainz’ın ana meydanında 15 bine yakın insan toplanmıştı. Klopp onlara en içten duygularıyla seslendi.

“Herkesin gözlerinde gözyaşı vardı, fakat Jurgen dik durdu ve onlara daha güçlü döneceklerini söyledi. Onun inanmışlığını ve gücünü görmek herkesi etkiledi. O her zaman doğru kelimeleri bulur.” Sonraki sezon gözyaşları yerine eğlenceye bıraktı. Mainz tarihinde ilk kez Bundesliga’ya yükseliyordu. “Harika bir gün geçirdiğimizi size rahatlıkla söylebilirim.” diyor başkan. Jurgen her zaman şu kişilikte olduğunu söyler: Gece 3’te bir barda oturuyorduk ve mutlu bir şekilde 3 kelime söyledi: Gülümsemek, kahkaha atmak ve içmek.

Mainz 3 unutulmaz sezon geçirdi onunla birlikte Bundesliga’da. Denediği taktikler, uyguladığı metotlar birçok takımı etkiledi. Böylece Alman futbolundaki en güçlü insanların dikkatini çekti. “Mainz’a karşı oynadığınızda onların güçsüz kadrolarının olduğunu ve kolayca yenebileceğinizi düşünürsünüz. Sahaya çıktığınızda durum farklıdır: Ruhları ile oynarlar ve onları alt etmek gerçekten çok zordur.” diyor Borussia Dortmund sportif direktörü Hans- Joachim Watzke. 2006 Dünya Kupası boyunca televizyondan yaptığı yorumlar ise halkta çok iyi bir izlenim bıraktı. Alman halkı için işi eğlenceye dökerek üst düzey analizler yapmak şaşırtıcıydı. Gerçekten fantastik.”

Taraftarların Mainz meydanındaki gözyaşlarını geride bırakarak Klopp 2008 yılında Dortmund’a katıldı. İlk iş olarak kulübün ilham veren taraftar grubu “Sarı Duvar” ile yakın bağ kurdu. Onun “ağır metal” oyun tarzının yanında taktik bilgisi, zorlu bir dönem geçiren kulübe 2011 yılında şampiyonluk, 2012 yılında ise lig ve kupa dublesi getirmiştir.

“Takıma yeni bir ruh getirdi.” diyor Watzke. “Önceki oyunumuzdan tamamen farklı bir oyuna geçtik: agresif, baskı ve güç onun oyununu tanımlıyor. Taraftarlar ve oyuncular onu ilk andan beri sevdiler. Bütün şehir, bütün bölge kontrolden çıkmıştı.”

 

 

Sporx #EvdeKal on Twitter: "Sarı Duvar'dan son görev! "Danke ...

Klopp 2015 Mayıs’ta Dortmund ile yollarını ayırdığında arkasında 2 lig şampiyonluğu, 1 Almanya Kupası ve 2013 Şampiyonlar Ligi  finali bırakıyordu.

Klopp’un süper-star durumu, 2011 şampiyonluğundan sonra helikopter kamerasından bakıldığında çok net anlaşılıyordu. Hoparlörlerden yeni bestelenen “Klopp du Popstar” marşı eşliğinde Klopp taraftarları selamlıyor, sahnede herkesin içine bakarak dans ediyordu. Orda bulunan taraftarların gözlerine baktığınızda o hayranlık duygusunu görebilirdiniz. Klopp’un yakın arkadaşı ve aynı zamanda marşın yazarı Uli Graf’a göre “O Almanya’nın en ünlü kişilerinden biri fakat hiçbir zaman ünlü olmak istemedi. Sadece Black Forest köyünden gelen, halk içinde sıradan biri olmaktı hedefi.” Graf, Klopp ile olan tatillerini ise “sahip olabileceğiniz en büyük eğlence olarak” tanımlıyor. Gülersiniz, espriler yaparsınız ve politika, spor gibi konularda konuşursunuz. Çok zeki bir adam. Ayrıca fikrinizi ona kolaylıkla iletebilirsiniz.

Mükemmel bir futbol adamı, harika bir dans insanı ve ideal bir tatil arkadaşı. Ancak Jurgen Klopp’un yetenekleri burada bitmiyor. Eğer Borussia Dortmund bir sponsorluk anlaşması yapacaksa, Jurgen’i arayıp fikir alıyorlardı. Kimi zaman Jurgen bizzat arayıp bu konularda fikir veriyordu. “Jurgen Klopp pazarın hayal ettiği bir kişilik.” diyor Klopp’un 7 yıl boyunca pazar konusunda birlikte çalıştığı Carsten Cramer.

“Onun gibi birinin duygusal bir kulüp olan Dortmund için çalışması mükemmel bir uyum getirdi. Tüm kimliğini kulübe verdi. Öyle ki Dortmund bir insan olsa Klopp olurdu. Kulüp için harika bir silahtı: herkesi en iyi şekilde destekleyerek her alanda başarı yakalardı. Sponsorlar Klopp’tan öylesine etkilenmişlerdi ki sözleşmelerini uzatmak için kulüp ile görüşmeler yürütüyorlardı.

Geçen 5 yılın ardından Cramer ve Watzke, Klopp ile olan arkadaşlığına devam ediyor. Öyle ki Kiev ve Madrid’de olan Şampiyonlar Ligi finalerine arkadaşlarını desteklemek için gitmişler. “Eğer Klopp gibi biriyle 7 yıl boyunca beraber çalışırsanız onu özlemedim demek yalan olur. O olağanüstü bir insan. O sadece Liverpool kulübüne umut ve güç aşılamadı aynı zamanda şehirdeki tüm insanların bu duyguları hissetmesini sağladı. Bu yüzden onunla gurur duyuyorum.” diyor Cramer.

Bu araştırma yazısı Sam Sheringham tarafından BBC için hazırlanmıştır.

adet yorum. Siz de yorumunuzu aşağı yazabilirsiniz.

neshirtless@gmail.com'

Yazar: Nazım Gömleksiz

Paylaş