MAÇ ÖNÜ | Real Madrid – Barcelona

EL-CLASICO

Hafta arasındaki Şampiyonlar Ligi maçları sona erdi. Ancak dünyada futbol heyecanı hız kesmeden sürüyor. Pazar günü gözler İspanya’ya çevrilmiş olacak. İspanyol futbolunun gözbebeği El Clasico 21:45’de başlıyor.

Dev maç öncesi her iki takımın da form durumuna göz atmak istedim. Ama öncesinde bu eşsiz futbol etkinliğinin ulaştığı boyuttan biraz bahsetmek yerinde olacak. El Clasico, dünyada 50 yayıncı kuruluş tarafından 185 ülkede canlı olarak yayınlayacak. Karşılaşmayı 650 milyon futbolseverin canlı olarak takip edeceği tahmin ediliyor. Rekor sayıda özelleştirilmiş kamera, sahada yaşananları tüm ayrıntılarıyla izleyicilere aktarmak için kullanılacak. Kameralardan ikisi ise maç boyunca yalnızca Messi ve Ronaldo’yu takip ediyor olacak.

El Clasico öncesi her iki takım da hafta arasında zorlu Şampiyonlar Ligi maçları oynadı. Real Madrid tartışmalı hakem kararlarının gündemi meşgul ettiği, uzatmalara giden müsabakanın ardından Bayern Munih’i kupa dışına iterken; Barcelona ise Juventus karşısında turun ilk ayağında aldığı 3-0’lık yenilginin altından kalkmayı başaramadı. Ligdeki şampiyonluk mücadelesinde Real Madrid bir adım önde görünüyor. Avrupa’dan da elenen Barcelona sezonu şampiyonluk kupası ile kapatarak taraftarına kendini affettirmek istiyorsa El Clasico’dan 3 puanla dönmesi gerekiyor. Karşılaşma öncesinde 1 maçı eksik Real Madrid’i 75 puanla, 72 puanlı Barcelona’nın önünde ilk sırada görüyoruz. Zidane’nın şimdiye kadar Enrique’den daha iyi bir sezon geçirdiğine kuşku yok.

Barcelona Cephesi

Barcelona çalkantılı bir sezon geçiriyor. Alıştığımız ritimlerine bir türlü tutunamadılar ve bu durum aldıkları sonuçlara da yansıyor. Bu sezon Psg, Manchester City ve Juventus tarafından adeta hırpalandılar. Alışık olmadığımız derecede ağır yenilgiler yaşamaları geçmişte sarsılmazmış gibi görünen özgüvenlerine de etki etmiş durumda. Messi ve Suarez’in Juventus maçındaki etkisiz görüntüsü ve maç sonrasında gözyaşlarına boğulan Neymar’ın duygusal anları, takımı sırtlayan hücum hattının psikolojik olarak yıprandığına işaret ediyor.

1

Takımın hücum hattının yaşadığı tereddüt takımın bitiricilik kalitesine de yansıyor. Juventus maçının tümünde skora gitmek adına baskı kursalar da 19 şut girişiminde yalnızca bir kez kaleyi bulabildiler. Messi tam 5 denemesinde kaleyi ıskalarken, bir Şampiyonlar Ligi maçında bundan daha yetersiz bir bitiriciliği sadece 2011 yılındaki BATE Borisov karşılaşmasında sergilemişti. Barcelona’ya katıldığından beri golleri sıralayan Suarez ise son Juventus maçında kayıpları oynadı. Takım olarak ise 2012-2013 sezonunda Bayern Munih eşleşmesinden bu yana ilk kez rakiplerine turun iki ayağında da gol atma başarısı gösteremediler. Bernabeu’dan galibiyetle dönmek ve şampiyonluk yarışına tutunmak istiyorlarsa çok daha etkili hücumlar ve keskin bitiricilik sergilemeleri gerekecek.

Çarşamba akşamı MSN üçlüsünden ayakta kalan tek isim Neymar gibiydi. Tam 20 kez eski takım arkadaşı Dani Alves’in kanadını zorlarken; bu denemelerin 13’ünde başarıya ulaşarak takım halinde Juventus’un tamamından (12) ve Barcelona’nın geri kalanının toplamından (6) daha fazla kez rakiplerini topla geçmeyi başardı. Bu sayı aynı zamanda 2014 yılındaki Maribor maçında Hazard’ın rakiplerini 15 kez geçmesinden sonraki en yüksek istatistik oldu. Neymar’ın performansının harika takım savunmasıyla öne çıkan Juventus karşısında gelmesi, bu istatistiği daha da değerli kılıyor. Ayrıca takım arkadaşlarına 4 gol fırsatı yaratırken bu alanda da takımının en iyisiydi. Alışık olmadığımız şekilde, hırsını oyunun defansif alanına da taşıdı. Top kapmak için rakipleriyle girdiği 6 mücadelenin 4’ünde galip geldi. 2 kez pas arası yaptı ve girdiği hava mücadelelerinin de %50’sinden başarıyla ayrıldı.

Benzema – Bale – Cristiano vs. Messi – Neymar – Suarez | La Liga istatistikleri

rm-barca

Tüm bu alanlardaki olumlu performansı sezon başından beri özlenen Neymar’ı taraftara izletirken, Pazar günü El Clasico’daki yokluğunu daha da can sıkıcı hale getiriyor. Real’in Atletico karşısında 2 puan kaybettiği Madrid derbisi haftasında alınan 2-0’lık sürpriz Malaga yenilgisi sırasında gördüğü kırmızı kart, Neymar’ı El Clasico’da izlememize engel olacakmış gibi görünüyor. Federasyonun verdiği 3 maçlık cezaya Barcelona tarafından itiraz edilmiş olsa da bu satırlar yazılırken henüz bir indirime gidilmiş değildi. Böylece Enrique’nin El Clasico planlarını yıldız oyuncusundan yoksun bir şekilde yapması gerekeceğini söyleyebilirim. Bu durumda Messi ve Suarez’in daha fazla sorumluluk alması zorunluluğu doğuyor.

Enrique’nin ayrıca takımın defansif problemlerine de bir çözüm geliştirmesi gerekiyor. Barcelona son 4 maçta kalesinde 7 gol görerek ne kadar yaralanabilir bir savunması olduğunu açık etti. Bu sezon zaman zaman 3’lü savunmayı da deneyen Barcelona’nın El Clasico’da daha alışık olduğu 4’lü savunma düzeniyle sahada yer alması beklenilebilir. Enrique’nin merkez tercihini Pique ve Mascherano ile tecrübeden yana mı kullanacağı, yoksa Pique’nin yanında Umtiti ile mi maça başlayacağı sonuca doğrudan etki edebilecek bir tercih olabilir.  Her şekilde Barcelona savunmasının Real Madrid’in etkili hücum gücü ve deplasmanda oynamanın baskısıyla yüzleşmesi gerekecek. Kolay bir sınav olmayacağı kesin.

Real Madrid Cephesi

Gerek form grafikleri, gerek haftayı daha moralli geçirmeleri, gerekse ev sahibi olmaları bakımından Real Madrid’in bir adım önde olduğunu söyleyebilmek mümkün. Tartışmalı hakem kararlarının damga vurduğu bir 120 dakikanın ardından turu geçmiş olsalar da kupa yolunda önemli bir virajı arkalarında bıraktılar. Ligde şampiyonluk yolunda ise son keskin viraj ezeli rakipleri Barcelona.

2

Real Madrid’in hücumu bu sezon takdire değer bir form grafiği tutturdu. Son 10 maçta 28 gol bulmaları bile başlı başına etkileyici bir form tutturduklarına açığa çıkarıyor. Bale’in sakatlıkları ve beklentilerin altındaki performansı ile Benzema’nın formsuzluğu ve Ronaldo’nun sezonu kendi insanüstü standartlarının altında geçiriyor olmasını, Zidane’in etkili rotasyon uygulamaları ile hücum güçlerini takviye ederek aşmış görünüyorlar. Morata, Isco, Asensio, James Rodriguez, Lucas Vazquez gibi isimler zaman zaman kulübeden gelerek Madrid hücumlarına önemli ölçüde çeşitlilik katabiliyorlar. Bu isimlerin her biri ilk on biri de zorlayarak hem takım içi rekabeti geliştiriyor, hem de Zidane’nın rakipler karşısında farklı tercihlerde bulunması için elini güçlendiriyorlar.

Real Madrid’in güçlü kulübesinin yanında oturmuş orta saha ikilisi de dikkat çekiyor. Zidane’ın El Clasico’da Kross-Modric ikilisinden vazgeçmesi için belirgin bir sebep bulunmuyor. Modric bu sezon sakatlık problemleri yaşasa da uzun zamandır bu takımın orta sahasında görevini layıkıyla yerine getiriyor.  Kroos’un şampiyon bir okçu hassasiyetinde kestiği yan toplar ile Ramos’un en gözde santraforları kıskandıran kafa golü sezgileri birleşince, her duran top son derece dikkat edilmesi gereken tehditlere dönüşüyor. Ayrıca Kroos’un tempoyu kontrol edip, Real Madrid’in oyununa yön veren paslarına değinmek gerekiyor. 2 ayaklı Bayern Munih eşleşmesinde sahada kaldığı süre boyunca 144 pas yapan Alman oyuncunun pas isabet oranı %96.6 ve bu paslardan 6’sı ile de takım arkadaşlarına pozisyon yarattı.

Cristiano Ronaldo – Lionel Messi | 2016/17 La Liga istatistikleri

cristiano-messi

Zidane’nin Kross-Modric ikilisinin hemen arkasında ise Casemiro’ya forma vermesini bekleyebiliriz. Casemiro bu ikilinin daha rahat hareket etmesini sağlayacak defansif katkıyı ortaya koyuyor. Her ne kadar Salı akşamı oynanan Bayern Munih maçında agresif müdahaleleri sebebiyle oyundan atılmaması adeta bir hakem mucizesi olsa da, bu sezon Şampiyonlar Ligi’nde girdiği ikili mücadelelerde 27 kez rakiplerden top çalarak bu alanda zirvede yer alıyor oluşu boşuna değil.  Zidane’ın ondan beklentisini başarıyla yerine getiriyor.

Zidane’nin stoper tercihlerinde ise sakatlıklar belirleyici olacak. Atletico Madrid maçında takım arkadaşı Kroos ile talihsiz bir şekilde çarpışıp sakatlanan Pepe ile aşil tendonundan problem yaşayan Varane’nin El Clasico’da forma giymesi beklenmiyor. Bu durumda Zidane’ın bu zorlu karşılaşmada Ramos-Nacho ikilisine formayı teslim etmesi gerekecek.

Sol bekte Marcelo’dan vazgeçmesi ise çılgınlık olur. Özellikle Bayern Munih maçının uzatma dakikalarında kalktığı harika toplu koşusu ve rakiplerini adeta çizgi film karakteri Tsubasa misali rahatça geçmesi, ne kadar teknik ve fiziksel açıdan formda olduğunu gözler önüne seriyor. Ayrıca hücuma verdiği inanılmaz katkının altını çizmek gerekiyor. Marcelo’nun sol bek pozisyonunda oynadığı Bayern karşısında yarattığı fırsat sayısı 8 ve bu sayı Robben, Ribery, Xavi Alonso, Vidal ve Thiago’nun yarattığı fırsatların toplamına tekabül ediyor.

Son Söz

Bernabeu’daki bir Real galibiyeti veya beraberliğin, Zidane’ın teknik direktörlük kariyerinin ilk lig şampiyonluğunu kazanması anlamına gelmesi muhtemel. Zidane’nın özellikle hücum tarafında maç içerisinde değişiklik yapabileceği birçok seçeneğinin olması elini güçlendiriyor. Ronaldo’nun sezon başında yaşadığı sakatlık dolayısıyla yaşadığı tutukluğunu tamamen üzerinden attığını ve kırdığı gol rekorlarıyla daha da motive olduğunu görüyoruz. Onlar için en olumsuz senaryo maç esnasında stoperlerden birinin yaşayacağı sağlık problemi olabilir.

Barcelona cephesinde ise galibiyet şampiyonluk yarışına sıkı sıkıya sarılmak açısından tek seçenek. Taraftar da bunun bilincinde olduğundan turu kaybettikleri Juventus maçı sonrası takıma moral aşılayacak tezahüratlarda bulundu. Enrique’nin bir El Clasico galibiyeti ve mümkünse bir şampiyonluk kupasıyla takıma veda etmesini umuyorlar. Bunun için Messi’nin sihirli gol vuruşlarını hatırlamasına ihtiyaçları var.

Hem El Clasico, hem Galatasaray-Fenerbahçe derbisi Türk futbolseverler için keyifli bir Pazar günü vaat ediyor. İyi seyirler dilerim.

adet yorum. Siz de yorumunuzu aşağı yazabilirsiniz.

Yazar: Futbol Akademi

info@futbolakademi.net

Paylaş