PIQUÉ VE BUFFON

Gerard Piqué, The Players’ Tribune için Gianluigi Buffon’la biraraya gelmiş ve keyifli bir röportaj yapmıştı. O röportajı Türkçe’ye çevirdik. İyi okumalar.

Gerard Piqué
Gigi, bugün burada Turin’deki antrenman tesislerinizde benimle buluştuğun için teşekkür ederim. Seninle ilgili bir sürü şey okudum. Annen, baban ve kız kardeşlerin de sporcuymuş.

Gianluigi Buffon
Evet. Sporcu bir aileden geliyorum. İlerde benim de sporcu olacağımı hep biliyordum, çocukken bile. Annem de babam da milli sporculardı. İki kız kardeşim birinci ligde voleybol oynadılar. Benim aksime biri voleybol Şampiyonlar Ligi’ni bile kazandı… Geriye bir tek ben kalmıştım. Profesyonel sporcularla dolu bir ailenin en küçüğü olarak ben de kendimi ispat etmek, yetenekleri göstermek istedim. Onlar gibi olabileceğimi göstermek istiyordum. Şanslıymışım ki futbola başladım ve kaleci oldum.

Piqué
Çocukluğundan hatırladığın ilk futbol anın ne?

Buffon
İlk anı? Dört yaşındaydım herhalde. İtalya’nın kazandığı 82 Dünya Kupası.

Piqué
Ben daha doğmamıştım bile!

Buffon
Dünya Kupası’nın ne olduğunu anlamak için çok küçüktüm ama bir sürü yetişkin insanın TV başında toplandığını hatırlıyorum, büyük bir heyecanla İtalya’yı destekliyorlardı. O zamanlar sokakta futbol oynarken, topla oynamayı sevdiğimi fark ettim. Öğleden sonraları Dünya Kupası maçları oynanıyordu ve insanlar İtalya’nın maçlarını seyrediyorlardı. Ben de onların neşeli tezahüratları ya da umutsuz bağırışları eşliğinde sokakta top oynuyordum.

Piqué
Parma’da başladın, ilk maçına 17 yaşında çıktın ve rakip Milan’dı. O maç bir gol bile yemedin.

Buffon
Evet.

Piqué
Her kalecinin rüyası.

Buffon
Aynen öyle.

Piqué
Bu kadar genç yaşta ve Parma gibi büyük bir kulüpte başlamak nasıl hissettirmişti sana? Parma o zamanlar İtalya’nın en iyi takımlarındandı.

Buffon
90’ların ortalarında yaklaşık bir on sene Parma Avrupa’nın en iyi kulüplerinden biriydi. O on yılda iki kez UEFA Kupası’nı kazandılar, bir İtalya Kupası ve bir UEFA Süper Kupası aldılar. Üst düzey bir takımdı… Milan maçı önemli bir maçtı. Ligde liderdik, ama Milan’la aynı puandaydık; ki Milan’ın inanılmaz oyuncuları vardı: Baggio, Weah, Savicevic, Maldini gibi şampiyonlar. Ben daha on yedime yeni girmişim ve oynamak zorundayım. Maç sabahı bana benim oynayacağım söylenmişti ve gururla söyleyebilirim ki hiç korkmamıştım. O an çok mutlu olduğumu hatırlıyorum çünkü tüm dünyaya Buffon’un kim olduğunu ve ne kadar iyi bir kaleci olduğunu göstermek için müthiş bir şanstı. O kadar kritik bir maç öncesinde bile o neşenin korkumu alt ettiğini hatırlıyorum.

Piqué
Sonra 19 yaşında Milli Takım’a çağrıldın. Rusya’ya gittiniz.

Buffon
Antrenör Maldini, beni beş ya da altıncı kez seçiyordu sanırım ama daha önce hiç sahaya çıkmamıştım. Diğer kalecilerimiz Peruzzi ve Pagliuca’ydı ve sahada olmayı benden daha çok hak ediyorlardı. 98 Fransa’nın eleme maçlarıydı, Moskova’da Rusya’yla oynuyorduk. 25. dakikada Paliuca dizine bir darbe aldı ve oyundan çıkmak istedi… Ben çok heyecanlı bir çocuktum. Korku nedir bilmezdim. Ama oyuna gireceğimi anlayınca o kadar da mutlu olmadım, çünkü saha karla kaplıydı. İtalya’nın Dünya Kupası’na katılabilmesi için çok kritik bir maçtı. Isınmaya başladım ve bir iki dakika içinde kendimi sahada buldum. Kaleye geçer geçmez sıkı bir şekilde konsantre oldum. O korku silinip gittti ve bir saat boyunca aynı konsantrasyonla kaleyi kordum. Oyuna girdikten beş dakika sonra bir pozisyonda Rusya gole çok yaklaşmıştı ama ben soluma uzanıp nefis bir kurtarış yaptım. O kurtarış beni tamamen oyuna soktu.

Piqué
Beş Dünya Kupası’nda oynamış bir futbolcu olarak tarihe geçeceksin. Bunu yapabilen sadece üç kişi var: sen, Matthaus ve bir de bir Meksikalı…

Buffon
Meksikalı bir kaleci.

Piqué
Bu sana nasıl hissettiriyor?

Buffon
İyi. Gururlu hissettiriyor. Bu çok uzun bir süreç. Her zaman hazır olman gerekiyor, senden bekleneni sahaya yansıtabilmek, sürekli hazır olabilmek için yapman gereken çok şey var.

Piqué
Çok çalışmak gerekiyor değil mi?

Buffon
Yeteneğinin olması lazım ama çaba olmadan, emek sarfetmeden zor… Bazen ciddi anlamda zorlanıp acı çekmen gerekiyor. Bu söylediğin tabii ki çok tatmin edici bir başarı, baksana sadece üçümüz beş Dünya Kupası’nda oynayabilmiş. O kupaların ikisi Avrupa’daydı, biri Asya’daydı, biri Afrika ve biri de Amerika’daydı; tüm bu turnuvalarda oynamış olmak müthiş bir şey.

Piqué
Hiç böyle bakmamıştım!

Buffon
Her kıtada oynadım. Altıncı Dünya Kupası’nda oynamak da çok özel olurdu ama bazen elindekiyle yetinmen gerekiyor. Artık altıncısında oynayacak cesaretim yoktu.

Piqué
Senin dönemin için konuşursak, 2006’da Almanya’daki Dünya Kupası’nı kazanmak sanırım en büyük başarıdır. O turnuvadan neler hatırlıyorsun? Nasıl hissediyordun?

Buffon
Kazanmış olmaktan öte, o turnuvada finale kadar gelmiş olmak, o tecrübeyi yaşamak biz İtalyanlar için çok özeldi. Almanya’da bizi kendi sahamızda oynuyormuşuz gibi hissettiren binlerce İtalyan göçmen vardı. Bir sürü mutlu an, büyük mutluluklar, kutlamalar ve inanılmaz bir duygusal destek hatırlıyorum. Hiç yalnız hissetmedik. İki muazzam anım var, Dortmund’da yarı final maçındaydık…

Pique
2-0.

Buffon
İki sıfır, ama hayatımdaki en sinir bozucu anlardan biriydi. O maçı düşündüğümde kendimi kötü hissediyorum. Öyle bir gerginliğe insan nasıl dayanabilir? O turnuvada Almanya’ya karşı oynamak felaketti. Ama uzatmalarda 2-0 kazanmak… Sabaha karşı 5’te otele vardığımızda 10.000 kişi bizi bekliyordu.

Piqué
İnanılmaz.

Buffon
Almanya’yı yendikten sonraki o sakinliğimiz, o gece sanki kupayı almış gibi hissetmemiz çok özeldi. Çılgın bir gündü.

Piqué
Finale çıkmadan Dünya Kupası’nı kazanmış gibi kutlamak kötü etkileyebiliyor. Hatta galiba en kötüsü o!

Buffon
Delilikti! On iki yıl sonra Fransa’ya bakıyorum da ne kadar güçlülermiş. Almanya maçından sonra kupayı kazandığımızı düşünmüştük ama daha hakikaten çok güçlü bir rakiple final maçımız vardı. Onları yenebilecek bir takımımızın olduğunu bilmek sana heyecan veriyor, rakibi yenecek o gücü buluyorsun. Bir seri yakalamıştık. Kimseden korkmuyorduk ve herkesi yenebileceğimizi düşünüyorduk. Şaşırtıcı ama final maçı için Fransa karşılaşması öncesinde daha az gergindim. Almanya maçından önce altı yedi saat uyumuştum, Fransa’dan önce sadece iki saat uyudum. O huzursuzluğu hatırlıyorum, çok yoğun duygular hissediyorduk, bunu yüklenmek kolay değildi; o yüzden dinlenmek epey zordu. Kolay değil. Şunu çok net hatırlıyorum; kazandıktan sonra mutlu hissedebilecek durumda değildik. Dünya Kupası’nı kazanmanın mutluluğu finalden çok sonra geldi.

Piqué
2010 Güney Afrika ve 2014 Brezilya da vardı, İtalya için işler çok iyi gitmemişti. 2018’e katılmayı da başaramadınız. Calcio’nun [İtalya’da futbola verilen isim] tekrar zirveye dönmesi için bir değerlendirme yapılmasına ve yeni çözümlere ihtiyaç duyulduğunu düşünüyor musun?

Buffon
Bence… bir şeyler yanlıştı. İtalya’nın önceki dönemlerdeki gibi yetenekler çıkaramıyor olmasına inanamıyorum. Ben milli takıma katıldığımda takımda Baggio, Del Piero, Totti, Inzaghi, Montella, Vieri gibi müthiş, yetenekli oyuncular vardı. Son 10 yılda da İtalya’nın iyi takımları var. Biz de kötü bir takım değildik ama eskiden sahip olduğumuz yetenekli oyuncular olmadan, belli bir seviyedeki klas oyuncular olmadan iyi sonuçlar alıp zafer kazanmak kolay değil. Gurur ve aidiyet hissi son 10 senede oldukça gelişti. Bakınca belki kötü bir istatistiğimiz var ama 2012’de Avrupa finallerine kalmıştık, 2016’da iyi bir İtalya takımı vardı. Gururumuz ve aidiyet hissimiz, beklenenden fazlasını yapma noktasında bize yardım ediyor.

Piqué
Serie A’nın rekabet açısından bakarsak Premier Lig ya da La Liga’dan geride kaldığını düşünüyor musun? Sadece Juventus’un Şampiyonlar Ligi’ni kazanabilecek durumda olması?

Buffon
Belki. Dediğin doğru olabilir. Ama bir yandan şunu da düşünüyorum; Fransa gibi her zaman yurtdışında oynayan oyuncuları olan takımlar var. İspanya da öyle, her zaman yurtdışında oynayan bir sürü oyuncusu oluyor. Bizim sorunumuz rekabet değil, futbolcu bazında bireysel bir sorun.

Piqué
Yetenek eksikliği mi?

Buffon
Evet. Serie A şuan daha düşük bir seviyede olabilir ama iyi oyuncular çıkarmaya devam ederseniz onlar da Real Madrid’de ya da Paris Saint-Germain’de oynamaya gider. Böylece milli takım da üst seviyede kalmayı sürdürür. Ama Paris Saint-Germain’de oynayan Verratti haricinde Juventus dışında Avrupa’nın büyük takımlarından oynayan oyuncumuz yok. Mesele bu.

Piqué
Juventus’un Serie B’ye düşürülmesi senin kariyerin açısında da bir dönüm noktasıydı. Kulüpte kalmaya karar verdin. Juventus’ta kalmanın sebebi kulübe olan sevgin gibi gözüküyor. Ama büyük de bir riskti. Başka bir takıma gidebilir, Şampiyonlar Ligi’ni kazanmak için oynayabilirdin ama sen kalmayı ve Serie B’de oynamayı tercih ettin. Serie B’de olmak nasıldı? Sence doğru karar mıydı?

Buffon
Kalmaya karar verdiğimde kaldığım için mutluydum, çünkü bence bazı insanların, bazı oyuncuların, verdikleri kararlarla topluma ve taraftarlara bir umut verme fırsatı olduğuna inanıyorum. O zamanlar benim gibi birinin insanlara bir mesaj vermesi lazımdı: Oyuncuların da duyguları var ve hayatta ün ve paradan daha önemli şeyler de var. Yine olsa yine böyle yapardım. O sezon Serie B’yi kazandık. Eğlenceli bir yıldı. Lig ikincisi ve üçüncüsü olduğumuz iki güzel yıldan sonra iki üç yıl süren kötü yıllar geldi, Juventus tanınmaz bir haldeydi. Ruhumuzu, kimliğimizi, çalışma ahlakımızı kaybetmiştik. O dönem ligi altıncı, yedinci sırada bitirdiğimiz oldu. İşte o zaman kendime “Ne halt etmeye burada kaldım ki?” dediğim oldu. Ama bunu sessiz bir şekilde içimden söylüyordum, ben genelde işlere olumlu tarafından bakan pozitif bir insanım. Çok çalışmanın ve doğru davranmanın her zaman asıl mesele olduğunu söylerim. Altı yıl sonra, tekrar şampiyonluk madalyasını taktığımda o kadar mutluydum ki… Zor bir karardı. O altı yıl çok zor geçti. Kazanmaya alışkın oyuncular ve kazanmaya alışmış bir takım için Şampiyonlar Ligi’nde altı yıl oynamamak çok zor. Ama sonunda biraz çabayla geri dönmeyi başardık.

Piqué
23 yıldır profesyonel olarak futbol oynuyorsun. Futbol çok değişti ve bir kaleci olarak sen de artık kalecilerin ayaklarını da kullanmaya başladığını görüyorsun. Bu geçiş dönemini sen de bizzat yaşıyorsun, kaleciler artık ayaklarını çok daha fazla kullanıyor, ama senin çok da ihtiyacın yok gibi.

Buffon
Benim için aslında iyi bir değişimdi, küçük bir değişim, çünkü futbol gelişiyor. Futbol böyle daha heyecan verici, sahada boşa geçen zaman azalmış oluyor. Şahsen kalecilerin artık daha farklı oynamalarının ve ayaklarını daha çok kullanmak zorunda olmalarının beni de geliştirdiğini düşünüyorum. Futbol artık eskiye göre çok daha komplike bir iş. Benim için böyle daha iyi, 40 yaşındayım ve hala oynuyorum, çünkü rekabet etmeyi ve kendimi geliştirmeyi seviyorum.

Piqué
Emeklilikten korkuyor musun? Profesyonel futbol oynadığın yıl sayısı oynamadığından fazla. Emekli olmaktan, futbolu bırakmaktan, hiç bilmediğin yeni bir hayata başlamaktan korkuyor musun?

Buffon
Korkmuyorum dersem yalan söylemiş olurum. Ama derinlerde bir yerde sakin ve huzurlu hissediyorum, çünkü ben kişilik olarak meraklı biriyim. Futbol oynamayı bıraktığımda kendime yeni bir meşgale bulacağım ve sıkılmamanın bir yolunu keşfedeceğim. Her şeyden öte bizim gibi oyunu bu kadar yoğun yaşayan futbolcular, zihinlerini bir şeylerle meşgul etmeli; sabah yataktan kalmak, uğrunda mücadele etmek için bir şeyler bulmak zorundayız. Asla sıkılacağımı ya da insanların gözü önünde olmayı özleyeceğimi sanmıyorum. Tek problem 23 yıldır hayatımın benim için başkaları tarafından düzenleniyor olması. Her sabah sana bir program veriyorlar, orada yazana göre hareket ediyorsun. Ama yapacak hiçbir şey olmadan, planlanmamış bir 24 saat biraz sorun yaratabilir.

Piqué
Sektörde kalmayı düşünüyor musun? Futbolu bıraktıktan sonra gözüne kestirdiğin bir konum var mı?

Buffon
Antrenör, teknik direktör ya da menajer olmak için ders almak istiyorum, kurslara giderim. Sonra zaman içinde opsiyonları değerlendiririm, acelem yok.

Piqué
Son olarak, futbolun seni daha iyi bir insan yaptığını söylemiştin. Futbolcu olmasaydın ne olurdun?

Buffon
Daha kötü bir insan olacağımdan adım gibi eminim. Büyük ihtimalle beden eğitimi hocası olurdum, annemle babam gibi. O yolda da gidiyordum zaten. Sporu ve çocukların etrafında olmayı her zaman sevmişimdir, ama futbol beni daha iyi biri yaptı çünkü grubun daha önemli olduğunu düşünmüşümdür hep. Bir topluluğun parçası olmak, zaferleri de mağlubiyetleri de paylaşmak güzel. Bencilliğini törpülüyor. Bunu gerçekten çok güzel buluyorum. Biraz daha özgeci olmak, başkalarını düşünmek ve hayatı insanlarla paylaşmak bu hayattaki en güzel şey. Ünlü olmanın güzel ve kötü yanları var. Yanlış bir şey yaptığında televizyonlarda, gazetelerde her şey çok abartılıp çok fazla büyütülüyor. O abartının sonuçları sana bunları yaşamayı haketmediğini düşünmeye itiyor. Kendi kendine ben bunu hak etmedim diyorsun. “Onları provoke etmemem, daha iyi davranmam, daha iyi bir insan olmam lazım,” diye telkin ediyorsun kendini. Bir sürü problemin yarattığı çelişkilerle dolu bu yılların benim kendimi geliştirmeme büyük yardımı dokundu.

Piqué
Bir futbolcu olarak oyunun seninle daha güzel olduğunu biliyorum. Bugün burada seninle olmak ve konuşmak da büyük bir zevkti. Bu arada 21 yaşımdayken Barça’yla Juventus arasında bir seçim yapmam gerekiyordu biliyor musun? Seninle aynı soyunma odasını paylaşıyor olabilirdim.

Buffon
Gerçekten mi?

Pique
Evet… Tekrar çok teşekkür ederim.

Buffon
Ben teşekkür ederim.

 

Bu röportaj 2018 Mayıs’ında The Players’ Tribune’da yayımlanmak üzere yapılmıştır. Metnin orijinaline ve röportaj videosuna buradan ulaşabilirsiniz.

adet yorum. Siz de yorumunuzu aşağı yazabilirsiniz.