Trabzonspor Analizi | Trabzonspor 3-1 Fenerbahçe

Medical Park Stadyumu’nda 9. haftada Trabzonspor ezeli rakibi Fenerbahçe’yi ağırladı. Bordo Mavililer erken geriye düştükleri maçı ve liderliği rakibinden aldı. Maçın büyük bir bölümünde 10 kişi mücadele etmek zorunda kalan Fenerbahçe özellikle ikinci devre iyice geriye çekilip rakibine şans vermemeye çalıştı ancak 87. dakikaya kadar direnebildiler.

Maçı  global iş ortağımız Metrica Sports’un geliştirmiş olduğu Play yazılım ile birlikte analiz edeceğiz.

Kadro

Ev sahibi ekip rakibin aktif kullandığı sağ tarafta önlem adına sol bek olarak stoper orjinli Denswil’i tercih ederken sağ bekte Bruno Peres oynadı. Stoper ikilisini Edgar-Hugo olarak bozmayan Avcı, önlerinde tek pivot Berat Özdemir’e şans verdi. Merkez orta sahada herkes milli arada sakatlanan Hamsik’in yerine Siopis tercihini beklerken tecrübeli çalıştırıcı bu alanı Bakasetas-Abdülkadir ikilisi ile doldurdu. İleri uçta ise daha hareketli olmasından dolayı Cornelius yerine Djaniny tercihinde bulundu. Hücumun kanatlarında ise iki dripling ustası Nwakaeme ve Gervinho forma şansı buldu.

Abdullah Avcının maç planı

Abdullah Avcı bu sezon takımıyla çoğunlukla 4-3-3 ve 4-2-3-1 formasyonlarını kullandı. Bu karşılaşmada ise rakibin 3-4-1-2 dizilişine karşı yukarıda görüldüğü gibi geniş 4-3-3 (4-1-4-1) ile sahaya çıktı. Gervinho ve Nwakaeme sürekli oyun kurulurken çizgilerde durup rakip savunma beşli yapısını genişletirken bekle iç koridor ve kanat arasında konumlanıp geriden çıkarken rakibin baskısını kırmak adına destek oldular. Merkezde ise Berat ile Mesut eşleşirken diğer orta sahalarda 2’ye 2 eşleşme sağladı. Burada temel amaç topu hızlı dolaştırıp genişletilen savunma hattının arasına penetre aksiyonları olsa da bunu ev sahibinin maç boyunca ne denli başarılı yaptığı tartışma konusu.

Şimdi gelin bu sızma aksiyonlarını daha yakından inceleyelim. Maç önü ev sahibi takımın 3’lü savunmanın temel problemi olan sızma koşularına özel çalıştığını görebiliyoruz. Maç boyunca iki kanatta da Trabzonspor rakip beki çizgiye çekip iç koridorda ve asist bölgesinde alan yaratmaya çalıştı. Bunu tempolu paslarla yapamadıkları için yeteri kadar net pozisyona giremediler. Ancak maçın hikayesinin de bunda etkisi var. Çok erken yedikleri gol ve devamındaki kırmızı karttan sonra rakip sürekli derinde savunma pozisyonunda kaldı ve bu durum rakibi genişletmek ve boyunu uzatmak daha da zorlaştı. Yedikleri golden hemen önce bu planda gerçekleştirdikleri atakta ev sahibi mutluk bir gol pozisyonuna girdi. Bundan yararlanamayıp devamında maçın hikayesi farklı gelişince Djaniny’li bu plan etkisiz kalmaya başladı.

Yukarıda anlatmaya çalıştığımız planın şekil bulmuş halini görüyoruz. Berat’ın sağ kanada yaklaşıp atak yönünü hızlıca değiştirdiğini görüyoruz. Devamında Denswil-Bakasetas-Nwakaeme üçgeninin tempolu olarak topla oyunu çizgiye taşıdığını ve rakibi bir anda bu alana kaydırıp genişlemeye zorladığını görüyoruz. Sonrasında Djaniny’nin çapraz koşusu ve kırmızı karttan sonra merkez stoper olan Gustavo’yu peşinde sürükleyip merkezi boşalttığını görüyoruz. Bu atakta 5’li savunma hattında sadece Szalai ve Ferdi kalıyor. Nwakaeme topu Djaniny’e ulaştırabilse bu zayıf merkeze Abdulkadir, Bakasetas ve Gervinho’nun koşularını görecektik.

Abdullah Avcı’nın bu planının getirdiği bazı dezavantajlar da vardı. Hücumda Cornelius’un oynamaması set hücumlarında bağlantı oyununa zarar verirken merkezde Siopis yerine Abdulkadir tercihi de savunmada zaaflar yarattı. Yukarıda gördüğümüz gibi yenilen golde de bu bölgenin doğal oyuncusu olmayan Abdulkadir’in pozisyon kaymasını yapamadığını görüyoruz. Önce Gervinho’nun rakip sol stoper bindirmesine kayıtsız kalması sol tarafta sayısal üstünlüğe neden oluyor. Berat da, Rossi’nin asist bölgesine sızmasını engellemek için onu takip edince merkez boşalıyor. Buraya Abdulkadir koşu yapıp engel olmayınca Ferdi topla rahatça bu bölgeye topu taşıdı ve devamında karambolden sonra gelen Rossi’nin temiz vuruşuyla gol geldi.

Kırmızı karttan sonra tamamen yarı alanına kapanan rakibine karşı üretken olamayan ev sahibi, Siopis ve Cornelius oyuna girdikten sonra baskısını arttırmaya başladı. Yukarıda gördüğümüz pozisyon da Siopis’in oyun bilincini net şekilde gösteriyor. Dorukhan’ın kafa vuruşu direkten döndükten sonra takım arkadaşları oyunun üzüntüsünü yaşarken Siopis rakibin pozisyonunu süzüp hemen pas opsiyonlarını kapatmak için geriye koşu yapıyor. Devamında ise atılan uzun topu kesip atak devamlılığını sağlıyor.

Trabzonspor’un sonlara doğru vites arttırdığı dakikalarda etkili olmasının bir diğer sebebi de daha riskli ve savunma arkası pasları daha fazla denemeye başlamasıydı. İlk 50-55 dakika kapanan rakibine karşı daha risksiz ve sabırla pas yapıp topla oynama oranını bazı anlar %80’lere kadar taşıdılar. Bu şekilde rakibinin açıklarını aradılar ancak yavaş tempolu paslar ve iyi kapanan rakibine karşın üretkenlik sağlayamadılar. Sonrasında ise yukarıda da görebildiğimiz gibi daha dikine ve savunma arkası paslar denenince Fenerbahçe savunması daha zorlanmaya başladı. Çizgiden yapılan savunma arkası koşuları ve buraya atılan uzun paslar zaman zaman top kaybına neden olsa da rakibi yıpratmaya başladı. Sonlara doğru yine bu şekilde gerçekleşen bir akında sol tarafa atılan uzun bir pas ve devamında gelen ortada topla buluşan Cornelius’un kazandığı penaltı ile rakibin kilidi kırılmış oldu.

Yukarıda incelediğimiz oyun kurgusunun istatistiğe yansımasını Futbol Akademi Scouting (FAS) tarafından hazırlanan Aksiyon Değeri(AD) metriğini incelediğimizde de görebiliyoruz. Bakasetas’ın ilk golü ve öncesindeki kırmızı karttan sonra oyunun tek tarafa döndüğünü ancak maçın son bölümüne kadar yüksek aksiyon değeri yeterince üretilemediğini görüyoruz. %70 topla oynayan ev sahibinin %64 top hakimiyet kalitesi oluşturması bu yüksek oran için gayet normal görünüyor. Ancak maçın son bölümündeki baskı olmasa 3,03’lük gol beklentisi ve bu top hakimiyet kalitesi de oluşmamış olacaktı.

Ev sahibi oyuncularının ürettikleri aksiyon değeri değerleri grafiğini incelediğimizde iki duran top golü ile Bakasetas’ın sivrildiğini hatta ender görülecek değerlere ulaştığını görebiliyoruz. Buna ek olarak Yunan orta saha 110 topla buluşma, %93 başarı oranıyla 89 pas, 3 orta, 2 şut pası, 3’ü isabetli 6 şut, 1 pas arası ve %70 başarı oranıyla 10 ikili mücadeleye girdi. Bu metriklerin de bir çoğunda sahanın en iyisi olan Bakasetas takımının galibiyetinde başrol oynadı.

Sizler de dilerseniz Play analiz programını ücretsiz olarak aşağıdaki görsele tıklayarak indirebilirsiniz.

adet yorum. Siz de yorumunuzu aşağı yazabilirsiniz.

akin2509@gmail.com'

Yazar: Akin Karadeniz

Paylaş