Analiz | Antalyaspor 1-2 Fenerbahçe

Süper Lig’de iyi bir form grafiği yakalayan Fenerbahçe, deplasmanda oynadığı maçta Antalyaspor’u 2-1 yenerek ligin yeni lideri oldu. Dört haftalık bir galibiyet serisi yakalayan sarı-lacivertli takım sezon başından bu yana en fazla net gol fırsatı yakaladığı 90 dakikayı geride bırakırken, Tamer Tuna’nın ayrılmasının ardından hocasız kalan Antalyaspor ise son dört maçta üçüncü yenilgisini aldı ve kötü gidişini sürdürdü. Fenerbahçe’de geçtiğimiz hafta Trabzonspor karşılaşmasında sahaya çıkan ilk 11, Serdar Aziz’in hastalığı nedeniyle son anda 11’e dahil olan Lemos dışında korunurken, Antalyaspor’un sahaya 21 yaşındaki Mert Yılmaz, 18 yaşındaki Gökdeniz Bayraktar ve 20 yaşındaki Bünyamin Balcı gibi üç genç futbolcuyla çıkması dikkat çeken bir ayrıntı olarak göze çarptı.

Ortalama pozisyonlar

İki takım oyuncularının topla buluştuğu bölgeler ile belirlenen ortalama pozisyon görselleri incelendiğinde en dikkat çeken nokta Fenerbahçe’de özellikle Caner Erkin olmak üzere iki bek oyuncusunun konumları gibi gözüküyor. Hücuma katkı yapmayı seven her iki oyuncu da oldukça ofansif bir görüntü çizerken, bu durum istatistiklere de yansıdı. Caner Erkin 6 şut pası verdiği maçı 24 ortayla tamamlarken, Gökhan Gönül ise 3 şut pası verdiği maçı 7 ortayla tamamladı.

Sarı-lacivertli takım adına dikkat çeken bir diğer nokta ise Ozan’ın önceki haftalardaki forvet arkası-10 numara görüntüsünün aksine merkeze daha çok yakın oynamasıydı. Milli futbolcunun merkeze yaklaşmasıyla beraber birçok pozisyonda Gustavo’yu tek pivot olarak değerlendiren Fenerbahçe, savunmada da rakibini zaman zaman 4-1-4-1 şeklinde karşıladı. Antalyaspor ise Fenerbahçe’yi Podolski’nin Jahovic’in yanına kaydığı, kanatları ise Orgill ve Gökdeniz’in savunduğu bir 4-4-2 ile karşılamayı tercih etti.

İlk yarı

Geçtiğimiz hafta Trabzonspor karşısında özellikle ilk yarıda, önde çoğalabilmek adına merkezdeki sayısal üstünlüğü rakibine teslim eden ve üretkenlikten uzak bir görüntü çizen Fenerbahçe, Antalya’da ise çok daha farklı bir görüntüdeydi. Orta sahada sıklıkla rakibin hatları arasında boşluk arayan Fenerbahçeli oyuncular, aradıkları bu fırsatları bulmakta zorlanmadı.

Maç boyunca ağırlıklı olarak kanatlardan hücum etmeyi tercih eden Fenerbahçe’nin, 90 dakikaya 17’si isabetli 45 orta sığdırdığını görüyoruz. İlk dakikalardan itibaren kenar ortalarıyla rakip savunmayı aşmayı deneyen Fenerbahçe’de bu ortalar aracılığıyla oldukça net gol fırsatları da yakaladı.

10’u isabetli 28 şut çektiği karşılaşmayı 5.41 gibi yüksek bir gol beklentisi (xG) oranıyla tamamlayan Fenerbahçe’de kaleyi en fazla yoklayan oyuncu 5 kezle Ozan Tufan oldu.

İlk yedi hafta itibarıyla attığı 4 duran top golüyle ligde en fazla duran top golü atan üçüncü takım konumunda bulunan Fenerbahçe, duran top repertuarına taç atışlarını da eklemiş gibi göründü. Gökhan Gönül sağdan kullandığı iki taç atışını Samatta ile buluştururken, bu oyuncunun kafayla arkadaşlarına çıkardığı bu iki pozisyon da şutla tamamlandı. Hafta içinde duran top çalışmalarına büyük önem verdiklerini ifade eden Erol Bulut’un bu taç organizasyonunu da takımına çalıştırdığını düşünüyorum.

Fenerbahçe geçtiğimiz hafta Trabzonspor karşısında rakibini önde Samatta&Ozan, bu ikilinin arkasında ise Gustavo&Sosa’nın olduğu bir 4-4-2 ile karşılarken, merkezdeki ikilinin öndeki ikiliye uzak kalması Trabzonspor’un savunmadan topu oldukça rahat çıkartmasıyla sonuçlanmıştı. Fenerbahçe Antalya’da ise bu problemi maç boyunca neredeyse hiç yaşamadı.

Ozan&Samatta ile Gustavo&Sosa arasındaki mesafeyi kısa tutmayı başaran Fenerbahçeli oyuncular, Antalyasporlu stoperlerin oyun kurmasını engellerken, hem Naldo hem de Veysel sıklıkla uzun toplara başvurdu.

Naldo ve Veysel’in uzun pasa başvurduğu noktalar

İkinci yarı

Antalyaspor’da Jahovic’ilk yarının sonunda atılmasının ardından Podolski ileri uca geçerken, diziliş de ağırlıklı olarak 4-4-1’e döndü. İlk yarıyı yüzde 45’lik topla oynama oranıyla tamamlayan kırmızı-beyazlılar, daha çok savunma ağırlıklı oynadıkları ikinci yarıda topu bir kişi eksik olmanın da etkisiyle Fenerbahçe’ye bıraktı ve ikinci yarıyı yüzde 33’lük topla oynama oranıyla tamamladı.

Öte yandan ilk yarı ve ikinci yarıdaki topla oynama oranı farklıları arasında dikkat çeken noktalar bunla sınırlı değildi. Fenerbahçe’de ilk yarıyı yüzde 6.4’lük topa sahip olma oranıyla tamamlayan Caner Erkin’i bu oranını ikinci yarıda yüzde 11.3’e kadar yükseldi.

Bir kişi fazla oynamasının da etkisiyle ikinci yarıda hücumda daha etkin olan Fenerbahçe’nin, ilk yarıda savunmada sahaya yansıttığı kısa takım boyunu ikinci yarıda hücuma da taşıdığını söylemek mümkün.

Ozan Tufan’ın golünde oyunu bekleri ile genişleten Erol Bulut’un öğrencileri, bir kişi eksik oynamanın da etkisiyle daha dar bir alanda savunma yapmak zorunda kalan Antalyaspor’un sağ kenarda verdiği boşluğu iyi değerlendiriyor. Sosa, Valencia ve Gökhan ile sağda yakalanan 3v3 pozisyon esnasında ceza sahasında iyi pozisyon alan Ozan, takımını öne geçiriyor.

Maç boyunca 29 kez top sürerek rakip eksiltme girişiminde bulunan Fenerbahçe’de, başı çeken isim ise bu pozisyonda Ozan’a şutu hazırlayan Valencia oldu. 5’i rakip yarı sahada olmak üzere 6 kez çalım atmayı deneyen Valencia bu girişimlerinin 3’ünde başarılı oldu.

Antalyaspor’un Podolski ile bulduğu beraberlik golünde ise Fenerbahçe’nin iki stoperi Serdar ve Tisserand’ın hatasının olduğunu söylemek mümkün. Tabii burada Podolski’nin akıl dolu koşusu ve Orgill’in bir pozisyonda olmasına rağmen çıkardığı güzel pası da atlamamak gerekiyor. Maç boyunca rakip kaleye ikisi ceza sahasından olmak üzere beş şut çeken Antalyaspor’un gol pozisyonu kadar rakip ceza sahasına girmekte de sıkıntı yaşadığını gördük. Güney ekibi maçı rakip ceza sahasında üç kez topla buluşarak tamamlarken, Fenerbahçe’de ise bu sayı 49 oldu. Valencia ise maçı 12 kezle maçta rakip ceza sahasında en fazla topla buluşan oyuncu olarak tamamladı.

Fenerbahçe’nin bulduğu ilk gole benzer şekilde gelişen atakta bu defa sol koridorda açık veren Antalyaspor, Caner’e orta imkanı tanıyor. Pozisyonun devamında Pelkas’ın yakın mesafeden yaptığı kafa vuruşu Boffin’de kalıyor.

Bu pozisyonda sol taraftaki boşluğu zamanında gören ve kaliteli bir pas aktaran Gustavo da maçın başarılı isimlerindendi. Brezilyalı oyuncu karşılaşmayı 62/66 pas isabetiyle tamamlayarak mücadelenin en fazla başarılı pas yapan oyuncusu oldu.

Son bölümde hem maçın hem de sezonun ilk 7 haftasının genelinde olduğu gibi kenar ortalarıyla sonuca gitmeye çalışan Fenerbahçe’de Valencia, Antalyaspor savunması ve orta sahası arasındaki boşluğa iyi sızarak Gökhan’a orta pozisyonu hazırlıyor. Gökhan’ın ortası yakın mesafede Cisse ile buluşsa da bu ataktan gol çıkmıyor.

Sosa’nın çıkıp Cisse’nin girmesiyle daha çok 4-4-2’ye dönen Fenerbahçe’de kenar ortalarının etkinliği sürerken, takımı galibiyete taşıyan gol de yine Caner’in ortasıyla kazanılan bir köşe vuruşunun ardından geldi. Antalyaspor savunmasının kenarlarda verdiği boşlukları bir kez daha iyi değerlendiren Gustavo’nun Caner’in önündeki boşluğu iyi değerlendirdiği pozisyonda ceza sahasında 5v3’lük bir avantaj yakalayan Fenerbahçe net bir golü kaçırdı ama kornerle sonuçlanan pozisyon Perotti’nin penaltı kazanmasıyla devam etti.

Sonuç

Fenerbahçe ligde yedinci hafta sonunda beşinci galibiyetini alırken, İstanbul dışında da 3’te 3 yapmış oldu. Deplasmanda geçtiğimiz sezon 4, bir önceki sezon ise 3 galibiyette kalmış bir takımın her ne kadar büyük oranda yenilenmiş bir kadroya sahip olsa da deplasmanda da kazanma alışkanlığı elde etmesi oldukça kıymetli. Antalya’da süre alan 16 Fenerbahçeli futbolcunun 12’sinin takıma bu yaz katıldığını ve bu ekibin kendileri gibi yeni bir teknik direktöre sahip olduğunu düşünürsek, geride kalan 7 haftadaki oyunun skorları da göz önünde bulundurarak tatmin edici olduğunu söylemek mümkün.