Analiz | Gençlerbirliği 0-2 Galatasaray

Süper ligin 38.haftasında Galatasaray, Gençlerbirliği’ne konuk oldu. Küme düşmeme mücadelesi veren rakibinin direncini 44.dakikada Halil’in şık golüyle kıran ve ardından da oyun üstünlüğünü bırakmayan sarı kırmızılılar, zorlanmadan 3 puanı hanesine yazdırdı ve üst üste 3.galibiyetini aldı. Ev sahibi Gençlerbirliği’yse 35 puanda kalarak lige tutunma yarışında umutlarını son 3 maça bıraktı.

Galatasaray’ın bu rahat galibiyetini global iş ortağımız Metrica Sports‘un geliştirmiş olduğu Play yazılım ile birlikte analiz edeceğim.

İlk 11’ler ve ortalama pozisyonları

Şubat ayından bu yana sergilenen kötü performansın ardından Antalya ve Konya galibiyetleriyle yeniden çıkışa geçen Galatasaray’da Fatih Terim bu maçlardaki iskeleti bozmadı. Falcao ve Mohamed’in kulübede başladığı maçta son haftaların formda ismi Halil forvette görev alırken attığı kritik gollerle öne çıkan Emre Akbaba da yeniden 11’e dönmüştü. Son haftalarda olduğu gibi Arda, Feghouli, Saracchi gibi kalite olarak yüksek ama maç içindeki devamlılığı düşük isimler yerine Kerem, Gedson ve Ömer forma giymeye devam ederken 2 maçlık aranın ardından Taylan da yeniden Etebo’dan formasını kapmıştı.

Ev sahibi Gençlerbirliği’yse son haftalardakine benzer bir kurguyla sahaya çıktı. Bitiricilik konusunda verim alınamayan Lima santrafordan biraz daha geriye çekilerek yardımcı forvet gibi maça başlarken ileride Stancu tercih edildi. Sol kanatta Sefa Yılmaz, Sio’dan formayı alırken takımın en teknik oyunucusu diyebileceğimiz Candeias sağ kanatta maça başladı. Bu hücum dörtlüsünün arkasını toplama göreviyse merkezde yan yana görev alan Soner ile Piris’e verildi.

İlk devreyle şekillenen maç

İlk düdükle beraber ev sahibi Gençlerbirliği kendi yarı sahasına çekilirken Lima’nın, Stancu’yu ikilemesiyle birlikte 4-4-2 şeklinde dizilerek Galatasaray’ı karşıladı. Geriden oyun kurmaya çalışan Galatasaray’da da her zamanki gibi Taylan’ın stoper hattına desteğiyle 3’lü bir yapı oluştu. Fakat bu 3’lü arasında pas tekniği en zayıf sayılabilecek ismin Donk olması maçtan önce çalışılmış olsa gerek Ankara ekibinin hücum ikilisi genellikle Donk’a top aldırmaya çalıştı. İlk devre topla buluşma istatistiğine bakıldığında da 39 kez topla buluşan Marcao’nun 5 kez(%13), 30 kez topla buluşan Donk’un ise 10 kez rakip yarı sahada oynaması (%33) bu durumu özetler nitelikteydi. Yukarıdaki görselde de Donk ve Marcao’nun ilk yarıdaki topla buluşma noktalarından bu durumu okuyabiliriz.

Rakibin oyun anlayışının da etkisiyle devreyi %74 gibi yüksek bir topla oynama yüzdesiyle tamamlayan Galatasaray’da üretkenlik problemleri devam etti. Kulübedeki isimlere kıyasla Kerem, Halil ve Emre Akbaba gibi daha hareketli isimler sahada olmasına karşın bu isimleri doğru zamanda doğru yerde topla buluşturacak bir ayak arandı. Örneğin yalnızca Şener’in hücuma katkı verdiği anlarda atamadığı pasları bile incelediğimizde heba olan birçok pozisyon görüyoruz.

Yarı sahasında katı bir savunma anlayışı sergileyen kırmızı karalar ise kaptıkları toplarla Galatasaray savunmasının geniş alandaki defolarını ortaya çıkarma niyetindeydi. Yukarıdaki pozisyonda da görülebileceği gibi 3.bölgeye rahatça geçişler sağlayabilen Gençlerbirliği, bu bölgede etkili bağlantılar kuramayarak pozisyonları cömertçe harcadı ve ilk devreyi 0 şutla tamamladı. Pozisyonlar şutla tamamlanamamış olsa da Galatasaray’ın geriye koşturularak akın sürekliliği sağlamasına izin verilmemiş olması ev sahibi ekibin savunması açısından rahatlatıcı bir gelişmeydi.

Öte yandan Ankara ekibinin ilk devre hücumlarını % 65 oranında kendi sağından gerçekleştirmesi de takımın hücum lideri olan Candeias’la ilgiliydi. Birçok pozisyonun başlangıcında ya da gelişiminde rol alan Portekizli, sakatlanıp oyundan çıktığı 44.dakikaya kadar 33 kez topla buluştu. Onun ardından takımın orta saha ve hücum 6’lısında en fazla topla buluşan ismin yalnızca 14 kez ile Sefa Yılmaz olması da takımın Candeias’a ne derece bel bağladığının bir başka göstergesiydi.

Kendi ceza sahasını iyi kapatıp Galatasaray’ı 45 dakika boyunca yalnızca 7 kez o bölgede topla buluşturan Gençlerbirliği’nin zayıf yönü ise ceza sahası çevresinde sarı kırmızılıları uzak savunmalarıydı. Görseldeki pozisyonlardan da okunabileceği üzere rakiplerine uzak kalan kırmızı karalar, rahat şut ve orta imkanları tanıdı. Galatasaray’ın devreyi 10 şut ve yalnızca 0.66 xG ile kapatmasının sebebi de bir bağlamda uzaktan şutlara müsaade eden Gençlerbirliği savunmasıydı.

Galatasaray, üretim konusunda zayıf geçirdiği devrenin son dakikalarında aradığı golü Halil’in bireysel becerileri ile buldu. Maça forvet mevkiinde başlayan ve stoperler arasında kaybolarak ilk 15 dakikada sadece 3 kez topla buluşabilen genç yetenek, kalan 30 dakikadaysa daha etkili olduğu derine gelerek 13 kez topla buluştu ve takımının pas bağlantılarına katkı sağladı. Golden önceyse yine stoper Diego’nun kucağında olmaktansa öne doğru çıkması, Kerem’in aldığı pozisyon itibariyle Diego’yu ikilemde bırakması ve Soner’in Halil’i takipte geç kalmasıyla topla buluşan Halil Dervişoğlu, çabuk bir şekilde kaleye yüzünü dönerek yaptığı vuruşla rakip kilidi kırmış oldu.

Kümede kalma adına en kritik maçlarında birisi ve yalnızca 1-0 mağlup durumda olmalarına karşın Gençlerbirliği ikinci devre hemen hemen hiç reaksiyon gösteremedi. İlk devre denenen geçiş hücumları Candeias’ın sakatlığı sonrası sekteye uğrarken uygulanan katı savunma da ikinci yarı epey yumuşadı. Hal böyle olunca ikinci yarının hemen başında Emre’nin golüyle farkı ikiye çıkaran ve kalan kısımda fazlaca cömert oynayan sarı kırmızılılar zorlanmadan bir 3 puan elde etti. Futbol Akademi Scouting (FAS) tarafından hazırlanan dakika başına maksimum gol ihtimali grafiğini de incelediğimizde de maçın hemen hemen hiçbir bölümünde Ankara ekibinin etkili olamadığını söylemek mümkün. Ayrıca top hakimiyeti ve kalitesi yüzdeleri de Galatasaray’ın kolay galibiyetini betimliyor.

Son olarak Futbol Akademi Scouting (FAS) tarafından hazırlanan Aksiyon Değeri(AD) metriğini incelediğimizdeyse şut aksiyonlarıyla Kerem ve ofansif aksiyonlarıyla Emre Akbaba ön plana çıkıyor. Özellikle Emre’nin maç boyunca Halil’i ikilercesine savunma zinciri arasına yaptığı topsuz koşular ve hareketliliğiyle girdiği pozisyonlar bu grafikte onu zirveye yaklaştırmış diyebiliriz.

Sizler de dilerseniz Play analiz programını ücretsiz olarak aşağıdaki görsele tıklayarak indirebilirsiniz.

adet yorum. Siz de yorumunuzu aşağı yazabilirsiniz.

huseyinmertcivi@gmail.com'

Yazar: Hüseyin Mert Çivi

Paylaş