Analiz | Tottenham 0-2 Leicester

Premier League’in 14. haftasında Tottenham, evinde Leicester City’yi ağırladı. Hafta içinde Liverpool deplasmanında yedikleri son dakika golüyle liderlik koltuğunu devreden Mourinho’nun öğrencileri, Leicester karşısında etkisiz bir performans göstererek zirve yarışında bir yara daha aldı. Leicester ise ilk yarının sonunda kaydettiği penaltı golünün ardından iyi bir savunma performansı göstererek Londra’dan 3 puanla ayrılmayı başardı.

Mücadeleyi global iş ortağımız Metrica Sports’un geliştirmiş olduğu Play yazılımı ile birlikte analiz edeceğiz.

Kadrolar & ortalama pozisyonlar

Ev sahibi Tottenham, Lo Celso’nun pozisyonu ve rolü hariç beklenilen 4-2-3-1 düzeniyle sahadaydı. Savunma dörtlüsü Aurier-Dier-Alderweireld-Reguilon’dan oluşurken bu hattın hemen önünde Hojbjerg-Sissoko pivot ikilisi yer aldı. Bu maçta sağ kenarda Lo Celso’yu tercih eden Portekizli teknik adam, forvet arkasında Ndombele’ye ve sol kenarda da Son’a şans verdi. En uçta ise beklendiği üzere Kane görev yaptı.

Leicester ise bu sezon sakatlıklardan ötürü ortaya çıkan savunmadaki nitelik düşüşünün etkisiyle zaman zaman üçlü savunmlı düzenleri kullanmıştı. Rodgers,Tottenham karşısında ise 4-2-3-1 düzenini tercih etti. Justin-Evans-Fofana-Castagne dörtlüsü savunma hattını oluştururken bu ikilinin hemen önünde Ndidi-Tielemans ikilisi yer aldı. Sağ kenarda Albrighton, sol kenarda Barnes forma giyerken 10 numara pozisyonunda ise Maddison görev yaptı. İleri uçta ise Vardy yer aldı.

Ana planlar & ilk yarı

Hem Tottenham hem de Leicester bu tarz büyük karşılaşmaları topu rakibe bırakarak ve dolayısıyla reaktif bir ana plan çerçevesinde kurgulayarak oynama eğiliminde olduklarını son zamanlarda çok net bir şekilde gösterdiler. Benzer profilde iki takımın karşılaştığı bu maçın özellikle 0-0 devam eden 45 dakikalık periyotunda da bu yaklaşımları net bir şekilde gördük. Özellikle ilk 15-20 dakikalık periyotta iki takım da topla oynamaktan kaçınan bir görüntü çizdiler. Takımların sahaya benzer yayılım biçimleri, rakibi 4-4-2 şeklinde orta blokta karşılamaları ve şiddetli prese başvurmamaları da ilk 45 dakikada oyun dengesinin bozulamamasına neden oldu.

Leicester’ın rakibini 4-4-2 şeklinde ve orta blokta beklediğini görüyoruz. Aynı zamanda Tottenham, oyun kurulumunda Hojbjerg’i derine çekerek savunmayı üçlüyor ve rakibinin iki oyunculu düzenine karşı bir sayısal üstünlük sağlıyor.

Tottenham da aynı şekilde rakibini orta blokta ve 4-4-2 şeklinde dizilerek bekledi. İki takım arasındaki bir diğer benzerlik de oyun kurulumunda. Leicester’da Castagne sol kenarda çizgiye yakın konumlanmışken sağ kanattaki Justin ise daha içte konumlanmış ve ortaya üçlü bir hat çıkmış.

Bir diğer deyişle, bu süre zarfında hem Mourinho hem de Rodgers, tedbiri elden bırakmayacaklarının sinyallerini net bir şekilde verdiler. Bu noktalardan da çıkarılabileceği gibi ilk golü atan takım, dakika kaç olursa olsun, 3 puan için çok büyük bir avantaj yakalayacaktı.

Tottenham & Lo Celso’nun rolü

Tottenham, Pochettino döneminde de 4-2-3-1 düzenini sık sık kullanıyordu fakat oyuncu rolleri oldukça farklıydı. Arjantinli teknik adam, Eriksen’i sağ kenarda ve serbest bir rolde görevlendirerek oyuncusunun yaratıcılığından bu şekilde faydalanmayı hedefliyordu. Mourinho ise göreve geldiği günden beri ana plan olarak 4-2-3-1’i kullanmaya devam etse de usta teknik adamın kadroya ilk dokunuşlarından biri Lucas Moura’yı sağ kenara yerleştirmek olmuştu. Bu şekilde sahaya bir kontra tehdidi daha ekleyen Mourinho, oyuncu tercihi değişse de bu düzeni şimdiye kadar pek bozmamıştı.

Hafta içi oynanan Liverpool karşılaşmasında Tottenham maça 4-4-2 düzeninde başlamış ve rakibin hücumcu beklerine bir önlem olarak Sissoko’yu sağ kenarda görevlendirmişti. İkinci yarının başındaki bir periyotta ise Fransız oyuncunun merkeze; Lo Celso’nun da sağ kenara geçtiğini görmüştük. Mourinho, Leicester karşılaşmasına ise Lo Celso’yu sağ kenarda kullanarak başladı. Sağ kenardaki bu tercih, ev sahibi ekibin sahada toplu oyunda etkin bir yaratıcı oyuncuya daha sahip olacağı anlamına geliyordu. Bu noktadan hareketle Tottenham’ın topa biraz daha fazla hakim olmaya çalışması beklenebilirdi fakat sahadaki yansıma böyle olmadı.

Bu görüntüde olduğu gibi Arjantinli oyuncuyu hem oyun kurulumunda hem de top rakip orta saha oyuncularındayken daha çok merkeze destek olduğu sekanslarla öne çıkarken gördük. İkinci yarıda ise bu düzen ve Lo Celso’nun rolü değişti, en azından Arjantinli oyuncunun sahada kalabildiği süre boyunca.

İlk yarının son bölümlerinde ise Tottenham hem direkt hücumlarla hem de rakip yarı sahada temposuyla bir baskı oluşturmasıyla bazı yarım şanslar elde etti. Fakat ilk devrenin uzatma dakikalarında Aurier’in Fofana’ya yaptığı kontrolsüz müdahale sonucunda penaltı kazanan Leicester, devreyi önde tamamladı ve rakibinin de ana planını büyük oranda değiştirmesine neden oldu.

İkinci yarı & Mourinho’nun hamleleri

İkinci devreye geride giren Mourinho, Ndombele’nin yerine Bale’i oyuna alarak başladı. Bu değişiklikten sonra Lo Celso ise forvet arkasına geçti. Bu hamleden sonra Tottenham her ne kadar alışkın olduğu düzene dönüş yapmış olsa da yukarıda bahsettiğim gibi Leicester da oldukça reaktif bir yapıya sahipti ve golden sonra topu bırakmaları hiç sürpriz olmayacaktı. Böyle bir gidişatta Ndombele ve Lo Celso gibi takımın en yaratıcı ve pas kalitesi yüksek oyuncularını aynı anda sahada tutmayı düşünmek daha sağlıklı olabilirdi. Nitekim maçın asıl kırılma noktası ise 49. dakikada Lo Celso’nun sakatlanması ve Mourinho’nun oyuncu tercihini Lucas Moura’dan yana kullanması oldu.

0-2’den sonra gelen Winks hamlesi

59. dakikada şanssız bir gol yiyerek 2 farklı geriye düşen Tottenham, topa hakim olmakta iyice zorlanmaya başlamıştı. Sahadaki yapıya ve oyuncu grubuna bakınca bu hiç de şaşılacak bir durum değildi. Lo Celso’nun sakatlığının ardından Mourinho, muhtemelen skor olarak geride olduğu için bu riski göze aldı ve Lucas ile birlikte 4-4-2; hatta 4-2-4 diyebileceğimiz bir düzene döndü.

Lo Celso ve Ndombele’nin ikisinin de oyunu terk etmesiyle Tottenham’ın üçüncü bölgedeki pas ve yaratıcılık kalitesi neredeyse sıfıra indi. İlerideki dörtlünün hepsi de forvet karakterli oyuncular olunca Tottenham, topa sahip olmasına ve rakip yarı sahaya yerleşmesine rağmen pozisyon üretmekte oldukça zorlandı. Lucas’ı oyuna alıp 4 forvet karakterli oyuncudan oluşan bir hücum hattı oluşturmak yerine Winks’i oyuna almak daha iyi sonuçlar doğurabilirdi Spurs adına, ki geç de olsa İngiliz oyuncunun sahaya sürülmesi Mourinho’nun da gidişattan memnun olmadığının göstergesi olarak algılanabilir. Dengeli geçen ilk yarıdaki topla oynama oranları %46’ya (Tottenham) %54 (Leicester) şeklindeydi. İkinci yarıda ise ev sahibi Spurs %66 oranında topa sahip olurken Leicester %34 oranında topla oynadı. Topa sahip olmadaki bu üstünlüğe rağmen Tottenham ikinci devrede rakip kaleye yalnızca 2’si isabetli 5 şut çekebildi. Hücumdaki etkisi ise kenar ortalarından fazlası değildi: Londra ekibi maçı 23 ortayla tamamladı.

Farkı ikiye çıkardıktan sonra Leicester’ın katı savunması

Leicester cephesinde ise özellikle ikinci 45 dakikada işler tamamen istenildiği gibi gidiyordu. Özellikle 0-2’lik skoru yakaladıktan sonra derinde kompakt ve kalabalık bir savunmayla topun arkasına geçen Rodgers, istediğini almayı başardı.

Bu sezon üçlü savunmanın kanat beki olarak da tercih edilen Albrighton, bu maçta sağ açıkta görev alsa da üst düzey bir savunma katkısı vermeyi başardı. Leicester, özellikle 2 farklı öne geçtikten sonra Albrighton’ın katkısıyla beşli, hatta yukarıdaki görüntüdeki gibi zaman zaman altılı gibi görünen bir hatla rakiplerini karşıladı.

Sonuç

Tottenham, şanssız goller yemesine karşın bir yandan da ilk hafta oynadıkları Evetron maçının ardından sezonun en kötü performansına ortaya koydu. Ndombele’nin oyundan alınmasının ardından Lo Celso’nun şanssız bir şekilde sakatlanması ise takımın pas kalitesini dibe çekti ve Tottenham amaçsız kenar ortaları haricinde yerleşik Leicester savunmasına karşı pozisyon üretemedi. Leicester ise halihazırda temkinli bir yapıyla sahadaydı ve golün ardından da önlemleri en üst seviyeye çekerek kritik bir 3 puan kazandı.

Kaynaklar: mackolik.com & whoscored.com

Sizler de dilerseniz Play analiz programını ücretsiz olarak aşağıdaki görsele tıklayarak indirebilirsiniz.