Analiz | Leicester 2-2 Manchester United

Premier League’de bu haftanın en dikkat çekici karşılaşmalarından biri Leicester City ve Manchester United arasında oynandı. Puan tablosunun üst sıralarını yakından ilgilendiren maçta Solskjaer’in öğrencileri daha çok risk aldı ve pozisyon üretti fakat 90 dakikanın sonunda taraflar sahadan birer puanla ayrıldı. 4 gol izlediğimiz bu maçı global iş ortağımız Metrica Sports’un geliştirmiş olduğu Play yazılımı ile birlikte analiz edeceğim.

Kadrolar & ortalama pozisyonlar

Ev sahibi Leicester’da Brendan Rodgers geçtiğimiz hafta Tottenham deplasmanından 3 puanla döndüğü kadrosuyla sahadaydı. 4-2-3-1 düzenini tercih eden deneyimli teknik adam, savunma dörtlüsünü Justin-Fofana-Evans-Castagne’den oluştururken bu hattın hemen önünde Tielemans-Ndidi ikilisine görev verdi. Öndeki üçlüde Albrighton, Maddison ve Barnes şans bulurken en uçta ise Jamie Vardy yer aldı.

Manchester United da maça 4-2-3-1 düzeniyle başladı. Wan-Bissaka’nın yokluğunda sağ bekte Lindelöf forma giyerken Bailly de Maguire’ın partneri oldu. Sol bekte ise Shaw forma giydi. Bu dörtlü hattın hemen önünde Fred-McTominay ikilisi maça başlarken sağ kenarda Daniel James; sol kenarda da Rashford görev aldı. 10 numara pozisyonunda Bruno Fernandes forma giyerken Solskjaer’in en uçtaki tercihi de Martial oldu.

Ana planlar & ilk yarı

Büyük maçlarda topu rakibe bırakıp reaktif bir yapıya bürünmeyi tercih eden iki teknik adamın karşı karşıya geldiği mücadelede, beklendiği gibi iki takım da benzer planlarla maça başladı ve oyunun birçok alanında dengeli bir mücadele vardı. Konuk ekip Manchester United ise hem ana planındaki oyun anlayışıyla hem de ikinci yarıda yaptığı hamlelerle daha fazla tehlike üretmeyi başardı. Ev sahibi ekip 2’si isabetli 10 şut girişiminde bulunurken konuk ekip 4’ü isabetli 9 şut girişiminde bulundu ve Leicester’da bu şutların 5’i ceza sahası dışından geldi. Mavililerin rakiplerine kıyasla hücum varyasyonlarının az olmasını orta istatistikleri üzerinden de okumak mümkün. Leicester 4’ü isabetli 22 orta girişiminde bulunurken United yalnızca 7 orta girişiminde bulundu. Ayrıca 90 dakika boyunca Leicester %54 oranında topla oynarken Manchester United %46 oranında topla oynadı.

Maçın ilk tehlikesi ise henüz 1. dakikada Manchester United’dan geldi. Görüntünün hemen başında Fofana’nın topa müdahale ettiğini ve pozisyonunu kaybettiğini görüyoruz. Dolayısıyla Martial boşta kalıyor ve onunla eşleşmek için Evans devreye giriyor.  Devamında da Bruno Fernandes, bomboş vaziyetteki Rashford’a harika bir top göndererek takımı adına çok net bir pozisyon hazırlıyor.

Leicester City cephesinde Rodgers, geçtiğimiz hafta Tottenham deplasmanında kullandığı 4-2-3-1 düzeninde herhangi bir değişikliğe gitmedi. Her ne kadar bazı sekanslarda ön alan presine başvura da Rodgers maç genelinde rakibini orta blokta 4-4-2 şeklinde karşıladı ve  stoperlere pres uygulamak yerine rakibin pivot ikilisi Fred-McTominay’e gölge markaj uygulamayı tercih etti.

Yukarıda bahsettiğim düzeni bu görüntü üzerinden okumak mümkün. Leicester, özellikle ilk 30 dakikalık periyotta bu düzenle birlikte rakibin oyun kurulumundaki etkinliğini büyük ölçüde azaltmayı başardı.

Ev sahibinin hücum planları ise beklenildiği üzere geçiş hücumlarına dayalıydı. Castagne’ye nispeten defansif bir görev veren Rodgers, sağ bek Justin’i ise daha sık hücuma gönderdi ve geniş bir hücum yerleşimiyle rakip savunmayı bozmayı hedefledi. Leicester özellikle Barnes’in hareketliliğinden faydalanmak istedi ve İngiliz oyuncuyu iç koridorda konumlandırarak pozisyon üretmeyi amaçladı.  Bazı pozisyonlarda da bu anlayışın net sonuçlar doğurduğunu gördük.

Bu görüntüde hem Leicester’ın hücumdaki geniş yerleşimini hem de Barnes’in iç koridora hareketlenmesini görebiliyoruz.

Yukarıda da değindiğim gibi, Rodgers’in rakibi karşılama düzeni maçın ilk yarım saatinde Manchester United adına bazı sıkıntılar doğurdu keza Leicester, rakibinin orta sahayla olan bağlantısını kesmeyi başarmıştı. Solskjaer de buna cevap olarak oyun kurulumunda Fred’i derine çekerek savunmayı üçledi ve iki bekini de daha ileride konumlandırdı.

Örneğin Manchester United’ın oyun kurulumunu görebildiğimiz bu görüntüde Fred adeta bir sol stoper gibi savunmayı üçlüyor. Solskjaer, bu hamlesiyle oyun kurulumunda yaşadığı sıkıntılardan kurtulduğu gibi Leicester’ın planını da taca çıkardı.

Manchester United, aynı Leicester gibi rakibini 4-4-2 düzeniyle karşılamayı tercih etti ve genellikle orta blok presine başvurdu. Bu düzende Fernandes ve Rashford ileri ikiliyi oluşturuyor ve Ndidi-Tielemans ikilisine gölge markaj uyguluyordu. Fakat Kırmızı Şeytanlar ara ara uyguladıkları ön alan presiyle de etki yaratmayı başardılar. Solskjaer’in presteki temel prensipleri ise rakip orta sahayı oyun kurulumunda etkisizleştirmek ve Leicester’ı oyunu kenarlardan başlatmaya itmek üzerine kuruluydu.

Manchester United’ın ön alan presi uyguladığı anlardan birine ait olan bu görüntüde Martial’ın toplu oyuncuya baskı uyguladığını, Fernandes’in Tielemas-Ndidi ikilisi arasında konumlandığını ve sol kenardaki Rashford’ın da merkeze gelerek denkleme dahil olduğunu görüyoruz. Sağ bek Justin ise kasıtlı olarak boş bırakılmış zira Solskjaer rakibinin oyunu kenarlardan başlatmasını istiyor. Devamında  Schmeichel da sağ çizgide demarke vaziyette bulunan İngiliz oyuncuya topu gönderiyor fakat bu sefer Fred hemen oyuncuyu karşılıyor. Son olarak da McTominay topu kazanıyor.

Bu görüntüde de Manchester United’ın rakibini orta blokta ve temel düzeniyle karşıladığını görüyoruz.  İlk kısımda Rashford ve Fernandes ikilisi yine Ndidi-Tielemans ile eşleşmiş durumda fakat daha sonra Fred’in kadraja girmesiyle Ndidi ile bire bir eşleştiğini ve Bruno’yu da rakip stoperlere gönderdiğini görüyoruz. Bir diğer deyişle, düzen içerisinde bazı değişiklikler yaşansa da Solskjaer’in rakibi karşılarken ana odak noktasının orta saha bağlantısını kesmek olduğunu görüyoruz. Ayrıca, Fred’in Bruno’yu ileri yönlendirmesinin Fofana ile de ilgisi olabilir zira genç oyuncu önceki maçlarında uzun top becerisinin üst düzey olduğunu göstermişti.

Manchester United’ın hücumda ise genellikle Shaw-Rashford ikilisinin bulunduğu sol kenarı tercih ettiğini gördük, ki sağ bekte stoper Lindelöf’ün görev aldığını göz önünde bulundurursak bu durum hiç de şaşırtıcı değil. Ayrıca Shaw hücuma katıldığı bu anlarda etkili olmayı başardı. İngiliz oyuncu 2 orta girişiminin 2’sinde de başarılı olurken 3 kilit pas denemesinde bulundu ve bu noktada Fernandes ile takımının en iyisi olmayı başardı. Manchester United’ın hücumdaki en etkili ismi de maçı 1 gol 1 asistle tamamlayan Portekizli yıldız oldu. Bruno, hem yaratıcılığıyla hem de iç koridorlara attığı koşularla takımının ürettiği pozisyonların çoğunda başrol oynadı.

İkinci yarı & sonuç

İkinci devreye her iki takım da aynı düzenle başladı ve geçiş hücumları üzerinden bazı yarım şanslar elde etti. 54. dakikada Solskjaer maçın ilk değişikliğini yaptı ve aynı zamanda takımının düzenini de değiştirdi. Norveçli teknik adam etkisiz bir performans gösteren James’i kenara alıp Pogba’yı sahaya sürdü ve dolayısıyla düzeni baklava 4-4-2’ye çevirdi. Bu sezon Manchester United bu düzeni reaktif yapıya büründüğü maçlarda da birkaç kez tercih etmişti fakat Leicester karşısında Pogba’yı oyuna alarak yapılan bu hamle konuk ekibin risk aldığını işaret ediyordu. Beklentinin aksine bu hamleden sonra Manchester United topa daha fazla sahip olan taraf olmadı fakat daha fazla tehlikeli pozisyon üretti. 78. dakikada gelen golde de Solskjaer’in baklava 4-4-2 ile ne hedeflediğini net bir şekilde gördük.

Oyuna 75. dakikada Martial’ın yerine dahil olan Cavani, derine gelip pas alıyor ve rakip orta saha-savunma blokları arasında topla buluşuyor. Sağ tarafta Rashford biraz daha açıkta konumlanıyor ve Evans’ı üzerine çekerek rakip savunmayı bozuyor. Bruno ise rakip savunmanın kompakt yapısının dağılmasını fırsat bilerek Justin-Fofana arasındaki boşluğa hareketleniyor ve temiz bir vuruşla takımını öne geçiriyor.

84. dakikada ise Leicester City skoru tayin eden golü kaydetti ve beraberliği yakaladı. Bu golde de Justin’in sağ çizgide topla buluştuğunu ve hem Fred’in hem de Shaw’un oyuncuya hareketlendiğini görüyoruz. Devamında Shaw, Ayoze Perez’in bomboş olduğunu fark etse de İspanyol oyuncu iç koridorda topla buluşarak topu Vardy’ye göndermeyi başarıyor. Tecrübeli golcü de çok doğru bir hareketlenmeyle savunmacılardan sıyrılarak vuruşu yapıyor ve Tuanzebe’den seken top ağlarla buluşuyor.

Leicester City ve Manchester United, zirve yarışındaki rakiplerinin neredeyse hepsinin puan kaybettiği bu haftadan birer puanla ayrıldılar. Özellikle Solskjaer yaptığı hamlelerle 3 puanı daha çok istediğini belli etse de United’lı oyuncular bunu sonuca yansıtmayı başaramadılar.

Kaynaklar: mackolik.com & whoscored.com

Sizler de dilerseniz Play analiz programını ücretsiz olarak aşağıdaki görsele tıklayarak indirebilirsiniz.

adet yorum. Siz de yorumunuzu aşağı yazabilirsiniz.