Analiz | Trabzonspor 2-0 Fenerbahçe

Harika bir Dünya Kupası’nın ardından ligler geri döndü. Fenerbahçe, Dünya Kupası’ndan önce ligi mağlubiyetle kapatmıştı. Dünya Kupası arasına buruk bir şekilde giren Fenerbahçe taraftarı için Trabzonspor maçı çok önemliydi. Fenerbahçe, güçlü rakibini deplasmanda mağlup ederek hem lige iyi bir dönüş yapma hem de taraftar desteğini güçlendirme niyetindeydi. Fakat istenilen olmadı. Fenerbahçe üst üste 3. kez kırmızı kart gördüğü maçta, rakibine 2-0 mağlup oldu ve üst üste 2. mağlubiyetini aldı.

Mağlubiyet sürpriz değildi elbette. Fenerbahçe’nin rakibi geçtiğimiz sezonun şampiyonuydu. Fakat mağlubiyetin yanı sıra Fenerbahçe’nin kimseyi tatmin etmeyen oyunu, büyük eleştiriler aldı.

Maçı global iş ortağımız Metrica Sports’un geliştirmiş olduğu Play yazılımı ile birlikte analiz edeceğiz.

İlk 11’ler

Gustavo Henrique’nin iyileşmesiyle Fenerbahçe uzun zaman sonra ligde 3’lü oynayabileceği bir kadroya sahipti. Jesus bir büyük maçta daha 3’lü savunmayı tercih etti. Stoper hattını Szalai-Henrique-Serdar üçlüsüyle kuran Jesus, beklerde Osayi-Samuel ve Ferdi’yi tercih etti. 3’lü savunmada genel olarak Lincoln ile Ferdi’yi bek olarak oynatan Jesus’un bu tercihi bir miktar sürpriz sayılabilirdi. Ama yine de beklenmeyecek bir durum değildi. Merkezde ligin ilk yarısına damga vuran ikilisi Arao ve Crespo’dan vazgeçmeyen Jesus, ileri hatta sakatlığının ardından King’e tekrar görev vermişti.

CTRL+C, CTRL+V

Maçın ardından Trabzonspor’un resmi hesabından, sürekli görmek isteyeceğimiz türden bir video yayınlandı. Videoda Abdullah Avcı’nın Fenerbahçe’ye karşı yaptığı plan anlatılıyordu. Bu planı oyuncularına anlatan ve ardından bu planı antrenmanda uygulatan Abdullah Avcı’nın, bu plan ile sonuca ulaştığı gösteriliyordu.

Bu planda Trabzonspor’un öncelikli amacı Fenerbahçe’nin oldukça önde konumlanan savunma hattının arkasına sarkmak. Bu amaca ulaşmak için Visca’nın, Trezeguet’nin ve Maxi Gomez’in sürekli olarak savunma arkasına attığı koşuları izledik. Savunma arkası koşuların yanında, topu savunma arkasına atacak oyuncuya açılacak alan da önemliydi. Topu savunma arkasına atacak oyuncu için elbette birkaç farklı opsiyon olmasına rağmen, genellikle Bakasetas’ın bu pasörlüğü yaptığını gördük.

Trabzonspor oyunu genellikle bekleri üzerinden kurmaya çalıştı. Burada amaç, sahanın merkezini kapatmaya çalışan Fenerbahçe savunmasını hem dikey hem de yatay olarak genişletmeye çalışmaktı. Trezeguet çizgide aldığı pozisyonla Osayi-Samuel’in pres yapmasını engelliyordu. Böylece çizgiye Fenerbahçe orta sahasının çizgide pres yapması gerekiyordu. Fenerbahçe merkezindeki oyuncular arasında bu pres esnasında alan açılıyor ve bu alana Bakasetas giriyordu. Böylece Bakasetas’ın topu savunma arkasına atacak yeterli alanı ve zamanı oluyordu.

Bu plan Trabzonspor’a skoru getirse de planın Fenerbahçe 10 kişi kalınca işlediğini söylemekte fayda var. Nitekim Trabzonspor bu plan ile kırmızı karttan önce herhangi bir tehlike oluşturamadı. Trabzonspor’un ilk yarıdaki gol beklentisi ise sadece 0.18’ti.

Yukarıda Fenerbahçe’nin 5-3-2 ile yaptığı orta blok savunmasını görüyoruz. Fenerbahçe, Trabzonspor’a karşı alan odaklı bir savunma organizasyonuyla oynadı. Yukarıda aynı zamanda Fenerbahçe’nin 5-3-2 ile yaptığı savunmada her oyuncunun savunması gereken yaklaşık alanı görüyoruz. Fenerbahçe’nin forvetlerinin de savunmaya aktif katkı vermesi sayesinde Fenerbahçe, Trabzonspor’un bek ve stoperlerine rahatlıkla pres yapabildi. Böylece Trabzonspor’un merkezde alan açma planı gerçekleşemedi.

Maçın ilk dakikalarından itibaren Trabzonspor’un savunma arkasına sızma girişimlerini gördük. Yukarıdaki pozisyonda Trabzonspor oyunu sol bek Eren üzerinden kurmaya çalışıyor. Fakat Fenerbahçe orta sahası hızlı bir şekilde kayma yapıp çizgideki alanı daraltıyor. Fenerbahçe orta sahasının bu kadar hızlı kayma yapabilmesinde, ön hattaki Batshuayi’nin sahanın merkezini kapatıyor olmasının ve yatay olarak da rakip stoperi baskı altına almasının etkisi büyük.

Top Bakasetas’a geldiğinde, Bakasetas’ın topla oynayabileceği yeterince alan ve zaman yok. Topu direkt olarak savunma arkasına oynuyor. Fakat pozisyon ofsaytla sonuçlanıyor. Fenerbahçe’nin sezon başından beri rakiplerini ofsayta düşürme konusunda ne kadar maharetli bir takım olduğunu da göz önüne aldığımızda, bu pozisyonda istediğini başaran tarafın Fenerbahçe olduğunu söyleyebiliriz.

Kırmızı karttan sonra Fenerbahçe’nin 5-3-1 şeklinde alan odaklı savunma yaptığını gördük. Bu da elbette kontrol edilebilen alan miktarını azalttı. Özellikle 5-3-2 ile karşılaştırdığımızda Fenerbahçe orta sahasının sahayı kontrol edebilmek için çok daha fazla yatay kayma yapması gerekiyordu.

Trabzonspor’un Presi

Trabzonspor ilk yarıda ana hücum planından istediğini alamasa da maçın hakimiydi. Fenerbahçe’nin tehlike oluşturmasına izin vermeyen Trabzonsporlu oyuncular aynı zamanda topla daha fazla oynayan taraftı. Sezon başından beri genel olarak Fenerbahçe’nin yaptığı presle rakibini yıprattığı maçlar izledik. Bu kez görüntü tamamen tersti.

Abdullah Avcı’nın demeçlerini dikkatli takip edenler, Avcı’nın alan savunması konusunda ne kadar hassas olduğunu bilir. Nitekim Abdullah Avcı, Trabzonspor’daki ilk günlerinden itibaren de alan savunmasının üzerine düşüyor. Trabzonspor’un maç kadrosu belli olduğunda, beklenti Trabzonspor’un Fenerbahçe’yi 4-1-4-1 şeklinde alan savunması ile karşılamasıydı. Fakat Abdullah Avcı bu maç özelinde kendi standartlarının dışına çıkarak, Fenerbahçe’ye karşı birebir markaj odaklı bir savunma organizasyonu tercih etmişti.

Bu tercihte Fenerbahçe’nin zaaflarının etkisi de büyük elbette. Jesus’un Fenerbahçe’si pres ve karşı pres konusunda çok başarılı bir takım. Fakat toplu oyunda sezon başından beri elde edilen gelişim oldukça sınırlı. Geriden oyun kurulumuyla alakalı oyun içi rotasyonlar hala tam olarak oturmuş değil. Bu nedenle Abdullah Avcı, Fenerbahçeli oyunculara alan bırakmayacak şekilde bir organizasyon kurguladı. Avcı, istediğini fazlasıyla da aldı.

Yukarıdaki pozisyonda Trabzonspor’un birebir presinden bir kesit görüyoruz. Top Altay’dayken, Altay ceza sahası çizgisine gelene kadar neredeyse hiç pres yok. Fakat Altay’ın tüm kısa pas opsiyonları kapalı. Fenerbahçeli oyuncuların hareketsizliği de dikkat çekici. Altay çaresi kalmayınca uzun vuruyor. Trabzonsporlu oyuncular bu uzun topu rahatlıkla kontrol altına alıyorlar. Jesus’un 3’lü savunma tercihi, 4-1-3-2 ile kıyaslandığında, orta sahadan 1 kişi eksiltip savunmayı 1 kişi çoğaltıyor. Fakat bu durumda uzun topların sekmesiyle oluşan 2. toplarda Fenerbahçe 1 kişi eksik kalıyor. Böylece uzun toplarda rakip savunmanın topu kontrol etmesi kolaylaşıyor.

Yukarıdaki pozisyonda Fenerbahçe savunmadan çıkmaya çalışırken pres yapan Trabzonspor’u görüyoruz. Fenerbahçeli oyuncular yine 2. topu kontrol edemiyorlar. Bu pozisyonun sonunda da Crespo ikinci sarı karttan kırmızı kart görüyor. Böylece Abdullah Avcı kurguladığı savunma organizasyonundan istediğini fazlasıyla elde ediyor.

Sonuç

Son olarak Crespo’nun ilk sarı kartından da bahsetmek lazım. Yukarıda top Osayi-Samuel’deyken Crespo’nun bir çapraz koşuyla rakip savunmacıyı çizgiye çektiğini ve alan açtığını görüyoruz. Fakat Crespo’nun açtığı alana kimse hareketlenmediği için Osayi-Samuel topu Crespo’ya oynamayı tercih ediyor. 2 rakibinin arasında kalan Crespo topu kaptırıyor ve gereksiz bir faulle ilk sarı kartını alıyor. Burada Crespo’nun yaptığı faul her ne kadar gereksiz olsa da Crespo’nun 2 rakibine karşı tek başına kaldığını da göz ardı etmemek gerekiyor.

Fenerbahçe zorlu bir rakip karşısında, deplasmanda mağlubiyet aldı. Puan durumu itibariyle bu mağlubiyet elbette telafi edilebilir. Fakat Fenerbahçe için rahatsız edici olan durum, Fenerbahçe’nin oyununun her geçen gün daha fazla çözülmesi. Süper Lig, her ne kadar kaliteli oyun üretme konusunda yeterli bir lig olmasa da kaliteli maç planları üretme konusunda çok mahir teknik direktörlere sahip bir lig. Fenerbahçe’nin üst düzey presi Fenerbahçe’yi puan tablosunun üst sıralamalarında tutmaya yetecektir. Fakat Fenerbahçe’nin toplu oyunda daha fazla gelişim elde etmesi gerekiyor. Aksi halde Avrupa fikstürüyle beraber Fenerbahçe ligde daha da zorlanabilir.